Her milletin tarihinde, aradan yıllar geçse de unutulmayan, nesilden nesile aktarılan ve ulusal hafızada silinmez izler bırakan acı olaylar vardır.
Bu olaylar yalnızca belirli bir dönemi değil, bütün bir milletin kaderini etkileyerek onun tarihsel hafızasının ayrılmaz bir parçası hâline gelir. Azerbaycan halkının da böylesine ağır ve acı sayfalarından biri Hocalı Soykırımıdır. XX. yüzyılın sonlarında yaşanan bu korkunç facia, halkımıza karşı işlenmiş en vahşi suçlardan biri olarak tarihe geçmiştir.
1992 yılının 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gecede, Hocalı şehrinde sivil halka yönelik gerçekleştirilen katliam sonucunda yüzlerce insan acımasızca öldürülmüş, binlerce kişi ise doğup büyüdüğü topraklardan zorla göç etmek zorunda bırakılmıştır. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar da dâhil olmak üzere masum insanların hunharca katledilmesi, bu olayın yalnızca bir askerî operasyon olmadığını, aynı zamanda insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suç olduğunu göstermektedir. Hocalı’da yaşananlar, uluslararası insancıl hukukun ve temel insan haklarının açık ve ağır bir şekilde ihlal edilmesinin en çarpıcı örneklerinden biridir.

Hocalı Soykırımı, Azerbaycan halkının hafızasında kapanmayan bir yara olarak kalmakla birlikte, aynı zamanda millî birlik ve dayanışmanın da sembolü hâline gelmiştir. Bu facia sonucunda binlerce aile yakınlarını kaybetmiş, yüzlerce çocuk anne ve babasız kalmış, insanlar hayatları boyunca süren manevi ve psikolojik travmalar yaşamıştır. Olayın tanıklarının hatıraları ve facianın korkunç sonuçları bugün de halkımızın ortak hafızasında yaşamaya devam etmektedir. Hocalı Soykırımı’nın dünya kamuoyuna duyurulması, tarihî gerçeklerin uluslararası düzeyde tanınması ve gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarılması büyük önem taşımaktadır. Bu facianın unutulmaması, kurbanların hatırasının saygıyla anılması ve benzer suçların bir daha yaşanmaması için tarihî hafızanın korunması her Azerbaycanlının manevi sorumluluğudur. Hocalı Soykırımı, Azerbaycan tarihinin en trajik sayfalarından biri olarak daima hatırlanacak ve masum kurbanların hatırası halkımızın kalbinde sonsuza dek yaşayacaktır.
Hocalı’nın savunucuları, karşılarında sayı ve silah bakımından kendilerinden üstün bir gücün bulunduğunu biliyorlardı. Buna rağmen geri çekilmediler ve doğdukları, büyüdükleri şehri savunmak için büyük bir cesaretle mücadele ettiler. Bu kahramanların birçoğu, yüzlerce insanın kurtulmasına imkân sağlamak adına kendi hayatlarını feda etti. Onların gösterdiği kahramanlık, cesaret ve fedakârlık bugün de Azerbaycan halkı için gurur kaynağı olmaya devam etmektedir.

Hocalı Soykırımı sırasında şehit olan her bir insanın kaderi, ayrı bir hayat hikâyesi, yarım kalmış bir ömür ve sönmüş bir yuva idi. Bu facia, halkımızın hafızasında sonsuza dek yaşamaya devam etmekte ve vatan uğruna canını feda eden kahraman evlatlarımızın hatırası daima saygıyla anılmaktadır.
Bu kahramanlardan biri de Hocalı’nın savunmasında son nefesine kadar savaşan, Azerbaycan Millî Kahramanı Araz Salimov’dur. O, 1 Haziran 1960 tarihinde Hocalı şehrinde doğmuştur. Çocukluk ve gençlik yıllarını doğduğu topraklarda geçirmiş, 1975 yılında Hocalı ortaokulunun sekizinci sınıfını tamamlamıştır. Okulu bitirdikten sonra çalışma hayatına başlamış, aynı zamanda vatan karşısındaki görevini yerine getirmek için 1978 yılında askerlik hizmetine çağrılmıştır. İki yıl askerlik yaptıktan sonra 1980 yılında ordudan terhis edilerek Hocalı’ya dönmüş ve burada sebzecilik sovhozunda çalışmaya başlamıştır. 1988 yılından itibaren Ermenistan’ın Azerbaycan’a karşı toprak iddiaları ve işgalci politikaları giderek yoğunlaştıkça, Araz Salimov da doğduğu toprakları korumak için silaha sarılan vatansever gençlerden biri olmuştur. O, gönüllü olarak Hocalı’nın öz savunma taburuna katılmış ve şehrin savunmasında aktif rol almıştır. Cesareti, kararlılığı ve savaş ruhuyla öne çıkan Araz, birçok kez ön cephe çatışmalarına katılmış ve Hocalı’nın savunması için son ana kadar mücadele etmiştir.
1992 yılının 25 Şubat’ını 26 Şubat’a bağlayan gecede, Ermeni silahlı birliklerinin Rusya’nın 366. Motorize Alayı’nın desteğiyle gerçekleştirdiği Hocalı Soykırımı sırasında Araz Salimov şehrin savunucuları arasında yer almıştır. O, son kurşununa kadar savaşarak sivil halkın güvenli bölgelere ulaşmasına yardımcı olmuş ve birçok insanın hayatını kurtarmıştır. Ancak geri çekilen sivilleri korumaya çalışırken Ermeni silahlı güçlerinin hedefi olmuştur. Araz Salimov ve kardeşi Fəxrəddin Salimov, Ağdam rayonu topraklarında acımasızca öldürülmüşlerdir.
Hocalı faciası, Araz Salimov’un ailesine de ağır kayıplar yaşatmıştır. O kanlı gecede ailenin üç üyesi – Araz’ın kendisi, kardeşi Fəxrəddin ve babası – şehit olmuştur. Araz Salimov evliydi ve şehit olduktan sonra üç çocuğu geride kalmıştır.
Vatanına ve halkına yaptığı eşsiz hizmetler, Hocalı’nın savunmasında gösterdiği kahramanlık ve fedakârlık devlet tarafından yüksek şekilde takdir edilmiştir. Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının 25 Şubat 1997 tarihli 533 sayılı kararnamesi ile Araz Salimov’a ölümünden sonra Azerbaycan’ın en yüksek onursal unvanı olan “Azerbaycan Millî Kahramanı” unvanı verilmiştir.
Millî Kahraman Araz Salimov, Ağdam rayonundaki Şehitler Hiyabanı’nda defnedilmiştir. Onun şerefli hayat yolu, vatana duyduğu sonsuz sevgi ve kahramanlığı bugün de halkımızın hafızasında yaşamaya devam etmekte ve genç nesiller için bir vatanseverlik örneği olarak kabul edilmektedir.
Bu gün Hocalı’ya galip bir halkın temsilcileri olarak dönmüş bulunuyoruz. Uzun yıllar hasretini çektiğimiz doğma topraklarda artık Azerbaycan Bayrağı gururla dalgalanmaktadır. Bir zamanlar acı, facia ve kayıplarla anılan Hocalı, bugün yeniden doğuşun, imarın ve zaferin sembolüne dönüşmüştür. Bir zamanlar harabeye dönen bu kutsal topraklarda bugün yeni bir hayat başlamış; yeniden inşa edilen evler, yollar ve sosyal tesisler Hocalı’nın eski ihtişamını geri getirmektedir.
Hocalı şehitlerinin kanı yerde kalmadı. Azerbaycan halkı, birlik, sarsılmaz irade ve kahraman evlatlarının eşsiz cesareti sayesinde tarihî adaleti yeniden tesis etti. 44 günlük Vatan Savaşı’nda elde edilen büyük zafer, halkımızın gücünü, vatan sevgisini ve toprak bütünlüğünü yeniden sağlama konusundaki kararlılığını tüm dünyaya göstermiştir. Bugün Hocalı’nın sokaklarında hayat yeniden canlanmakta, yıkılan yurtlar yeniden kurulmakta, insanlar kendi evlerine dönmekte ve çocuklar ata topraklarında büyümektedir.

Hollanda'nın Lahey kentindeki Hocali Soykırım Anıtı
Bu dönüş yalnız bir şehre geri dönüş değildir; aynı zamanda halkımızın millî gururunun, azminin ve tarihî zaferinin de bir tezahürüdür. Hocalı’ya dönen her aileyle birlikte bu topraklara umut, sevinç ve geleceğe olan inanç da geri dönmektedir. Yıllarca zorunlu göçmen hayatı yaşamış insanların doğdukları topraklara kavuşması, Azerbaycan devletinin gücünün ve halkımızın sabır ile dayanıklılığının açık bir göstergesidir.
Hocalı’nın özgürlüğüne kavuşması ve yeniden ihya edilmesi, şehitlerimizin aziz hatırasına gösterilen en büyük saygıdır. Bu topraklar uğruna canını feda eden kahraman evlatlarımızın hatırası daima kalbimizde yaşayacaktır. Biz, onların kutsal anısını yücelterek gelecek nesillere hem Hocalı faciasının gerçeklerini hem de halkımızın kazandığı tarihî zaferin önemini aktarmalıyız. Çünkü tarihini unutan bir millet, geleceğini de koruyamaz.
Bugün Hocalı, hem geçmişin acılarını hem de geleceğe dair büyük umutları içinde barındıran kutsal bir Azerbaycan toprağıdır. Burada yürütülen geniş çaplı yeniden inşa ve imar çalışmaları, Hocalı’nın yeniden bölgenin gelişen yerleşim merkezlerinden birine dönüşeceğini göstermektedir. Yapılan her ev, açılan her yol, inşa edilen her okul ve kültür merkezi, halkımızın zaferinin ve bu topraklara olan bağlılığının somut bir ifadesidir.
Hocalı yaşamakta, yeniden dirilmekte ve sakinlerini tekrar kucaklamaktadır. Bugün burada dalgalanan Azerbaycan Bayrağı yalnızca devletimizin egemenliğinin değil, aynı zamanda hakkın, adaletin ve millî gururumuzun da simgesidir. Hocalı’nın yeniden ayağa kalkması, halkımızın sarsılmaz iradesinin, millî birliğinin ve tarihî zaferinin en güçlü göstergelerinden biri olarak gelecek nesillere örnek olacaktır.