Coğrafi konum olarak İç Anadolu’nun ortasında orta Kızılırmak vadisinde tüm yolların kesiştiği nokta üzerinde kurulan beş bin yıllık tarihi geçmişi ile çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan bu kutlu diyar Ahmedi Gülşehri ‘nin Aşık Paşanın, Yunus Emre’nin, Kayı Şeyhinin, Dadaloğlu’nun, Aşık Saidin, Muharrem ve Neşet Ertaş’ın bağrında yattığı bu şehrin adıdır KIRŞEHİR.

Asya’dan Avrupa’ya giden ticaret kervanlarının geçtiği ünlü ipek yolu üzerinde yer alması ile batıya açılan ticaret ve medeniyet kapısının eşiği olmuştur. Doğudan Batıya Güneyden Kuzeye giden Erenler, Alperenler, Bilginler, Tacirler, Tüccarlar, Abudallar bu şehire uğrayarak konaklamışlardır. Halkın gönül zenginliği ve misafirperverliğinden etkilenerek Anadolu’nun her köşesine rahat ulaşma imkânından dolayı bu beldeye iskân etmişlerdir.
On ikinci yüzyılda Asya da filizlenen Hoca Ahmet Yesevi’nin öğrencileri pirinden icazet alarak Hazar havzasını geçip Horasan üzerinden Anadolu’ya girerek çeşitli illere dağılan alperenlerden Ahi Evran ı Veli de Kayseri ye gelip temelinde ahlak sanat adalet ve fütüvvetin olduğu otuz iki meslek kolu ile bir devlet düzeni olan Ahilik teşkilatını kurarak Anadolu’nun imarı için adeta seferber olan Ahi Evran ı Veli Konya ve Denizli’ye geçerek Ahilik teşkilatlarının yayılmasını ve örgütlenmesini sağlarken Selçuklunun çöküşünü fark eder ve ömrünün son on üç yılını geçirdiği Kırşehir e yerleşip ahilik teşkilatının her meslek kolunu güçlendirerek Hacı Bektaş ı veli, Yunus Emre ile Hılla Gölü kenarındaki otağında toplanıp Şeyh Edebali’yi önce Kırıkkale Balı Şeyhe oradan Eskişehir’e eski ismi İtburnu şimdiki ismi Uludere olan beldeye oradan da Söğüt’e gönderen bu üç alp eren Moğol istilasına karşı Kırşehir de örgütlenerek Osmanlı Devletinin temellerinin Hılla Gölü kenarında atılmasını sağlamışlardır.
Temeli ahlak, sanat ve adalete dayanan bu toplum düzeni bir devlet sisteminin adıdır. Bütün okullara Ahilik ders olarak alınması dileğimle Ahiliği temelden öğrenen bir gençliğin yetişeceği kanaatindeyim. Türkiye genelinde “Ahiliği biliyor muyuz?” bence hayır. “Kırşehir’de biliyor muyuz?” bence yüzde 20 üzerinde iki sene çalışarak derlemesini yaptığım “Ahiname” Antolojisi her halde geleceğe ışık tutar kanaatindeyim.
Kendisi şimdiki Ahi meydanında Moğollara karşı savaşırken doksan üç yaşında Kırşehir de şehit düşer. Türbesi Ahi Külliyesi içindedir. Horasandan başlayan bu çileli yolculuğu doksan küsur yaşlarında şehadetle sonuçlanan Ahi Evran-ı Veli Kırşehir’in Ahiliğin başkenti olmasına vesile olmuştur. Allah rahmet eylesin mekânı cennet olsun.
Ve bende şiirimde diyorum ki Ahiliğin temeli olan “Ahiname”…

Şiir

Şiir2