Türkiye Kamu-Sen Kırşehir İl Başkanı Yusuf Aydın, 14 Ocak 20025 tarihinde Kırşehir’de Cacabey Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında, milyonlarca kamu çalışanı ve emeklinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek ek zam, refah payı ve vergi adaleti talebini kamuoyuyla paylaştı.
Açıklamaya Türk Sağlık-Sen Kırşehir Şube Başkanı Erol Arslan, Türk Eğitim-Sen Kırşehir Şube Başkanı Hüdai Pakel ile yönetim kurulu ve sendika üyeleri de katılım gösterdi. Yusuf Aydın, soğuk bir kış gününde yapılan buluşmanın amacının kamu çalışanları ve emeklilerin “sesi olmak” olduğunu ifade ederek, basın mensuplarına ve alanda bulunan kamu çalışanlarına teşekkür etti.
Yusuf Aydın’ın Cacabey Meydanı’ndan yaptığı açıklama; memur ve emeklilerin alım gücünün her geçen gün eridiği, maaş artışlarının gerçek hayat şartları karşısında yetersiz kaldığı ve bu durumun artık “alışılagelmiş” hale geldiği vurgusu etrafında şekillendi. Aydın, 2025 yılı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte maaş düzenlemelerinin etkisinin yeniden tartışma konusu olduğunu belirterek, resmî verilere göre 2025 yılı enflasyonunun %30,89 gerçekleştiğini; buna karşın memur maaşlarına yapılan artışın yıl içinde %22,5 seviyesinde kaldığını dile getirdi. Bu tabloyu “enflasyon yükselmiş, maaşlar erimiştir” sözleriyle özetleyen Aydın, kamu çalışanları ve emekliler açısından ortaya çıkan kaybın sadece rakamlardan ibaret olmadığını, gıda, kira, ulaşım ve temel ihtiyaç harcamalarındaki artışların alım gücünü daha da gerilettiğini ifade etti.
“Enflasyon Farkı Zam Değildir” Vurgusu
Türkiye Kamu-Sen Kırşehir İl Başkanı Yusuf Aydın, konuşmasında özellikle “enflasyon farkı” kavramının kamuoyunda yanlış anlaşılabildiğine dikkat çekti. Aydın’a göre enflasyon farkı, maaşları yalnızca gerçekleşen enflasyona eşitleyen bir telafi ödemesidir; “zam” ise alım gücünü artırması beklenen bir düzenlemedir. Son yıllarda maaş artışlarının sürekli olarak enflasyonun altında kalmasının, yapılan düzenlemeleri zam olmaktan çıkardığını savunan Aydın, “memur maaşları adeta ön ödemeli enflasyon farkı sistemiyle belirlenmektedir” ifadesini kullandı. Konuşmasında 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin kayıplara da değinen Aydın, maaşların enflasyonun gerisinde kaldığını, yaşanan kayıpların sonradan verilen enflasyon farkıyla telafi edilmeye çalışıldığını belirtti.
2026 Maaşları ve “Geçim” Eleştirisi
Yusuf Aydın, memurların 2026 yılının ilk maaşını “yarın” alacağını söyleyerek yeni bordrolarda görülecek artış kalemlerini de paylaştı. Buna göre 2025 yılına göre oransal olarak enflasyon farkıyla birlikte %18,6’lık artışın yanı sıra taban aylığa brüt 1000 TL ve unvan bazında tazminat artışı içeren bir maaş zammıyla karşılaşılacağını dile getiren Aydın, tüm bu artışlarla birlikte en düşük dereceli bekar memurun maaşının %22,4 artarak 47 bin 500 TL’den 58 bin 200 TL’ye yükseleceğini; ortalama memur maaşının ise %22 oranında artarak yaklaşık 52 bin 500 TL’den 64 bin 100 TL’ye yükseleceğini söyledi. Aydın, “Bu rakamlarla memurlarımızın 6 ay geçinmesi beklenecek. Ancak bu rakamlar, kamu çalışanlarının gerçek hayat koşullarını karşılamaktan uzaktır” diyerek geçim baskısını vurguladı. Konuşmasında “memur maaşları yoksulluk sınırının, emekli maaşları ise açlık sınırının altında kalmıştır” ifadesine yer verdi ve yoksulluk sınırının 100 bin lira civarında olduğu, ortalama maaşın ise 64 bin lira olduğu örneğini paylaştı.
Emeklilik Sistemi, Vergi ve İstihdam Başlıkları
Aydın, konuşmasında emeklilik sisteminin 2008 öncesi ve sonrası olarak ikiye bölündüğünü; ek ödeme, ilave ek ödeme, fazla mesai ve ek ders gibi unsurların emeklilik hesabına dahil edilmemesi nedeniyle görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağın koptuğunu belirtti. Özellikle 2023 yılında ödenmeye başlanan ilave ek ödemenin emekli aylığına yansıtılmamasının sistemde dengesizlik oluşturduğunu ifade ederek, “Kimse emekli olmak istemiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Vergi politikalarına da değinen Aydın, bütçe gelirlerinin neredeyse tamamının vergilerden karşılanacağını, vergilerin büyük oranda dolaylı vergi olarak belirlendiğini söyleyerek, vergi yükünün dar ve sabit gelirlilerin üzerine yıkıldığını savundu. Bu çerçevede gelir vergisi dilimlerinin ekonomik gerçeklere uygun biçimde yükseltilmesi gerektiğini belirten Aydın, ücretliler açısından gelir vergisi oranının %15 seviyesinde sabitlenmesi talebini dile getirdi. Öte yandan güvencesiz istihdam modellerinin kamu çalışanları için tehdit oluşturduğunu söyleyerek kamuda güvenceye ve kadroya dayalı tek tip istihdam modeli çağrısı yaptı.
“Ek Zam ve Refah Payı” Talebi
Türkiye Kamu-Sen Kırşehir İl Başkanı Yusuf Aydın, konuşmasının sonunda taleplerini net biçimde sıraladı. Aydın, memur ve emekli maaşlarına ek bir artış yapılarak durumlarının iyileştirilmesini, üzerine refah payı eklenerek “gerçek anlamda bir zamma” kavuşturulmasını istediklerini ifade etti. Ayrıca bütün ödemelerin, özellikle ilave ek ödemenin emekli maaşına yansıtılması gerektiğini belirten Aydın, birinci dereceye gelen tüm memurların ek gösterge rakamlarının 3600’e yükseltileceği sözünün unutulmaması gerektiğini söyledi. “Enflasyon kadar zam istemiyoruz! İnsanca yaşam, adil ücret istiyoruz!” ifadeleriyle çağrısını yineleyen Aydın, ücrette hakkaniyet, vergide adalet ve istihdamda güvence vurgusuyla konuşmasını tamamladı.