Yatırım sözleri ardı ardına geliyor. Boy boy görseller paylaşılıyor. Elbette şehrimize gelen her yatırım kıymetlidir; gönül şehrine değer katması hepimizin isteği.
Ancak burada asıl sorulması gereken şu: Bu yatırımlar gerçekten bir ihtiyaç mı, yoksa bir lüks mü?
Şehrin merkezinde yıllarca hizmet veren kapalı spor salonu vardı. Sadece spor müsabakalarına değil, birçok toplantıya ve etkinliğe de ev sahipliği yaptı.
Uzun süre bu şehrin yükünü taşıdı. Daha sonra tadilat yapıldı, yenilendi derken bu kez yıkım kararı çıktı. “Yerine yenisi yapılacak” denildi.
Oysa şehir merkezindeki mevcut salon ihtiyaca cevap veriyordu.
Aynı yere yeniden bir spor salonu yapmak ne kadar gerekli?
Mevcut salon korunup, daha kapsamlı ve modern bir tesis şehrin başka bir noktasına yapılsaydı daha doğru olmaz mıydı?
Benzer bir durum stadyum meselesinde de karşımıza çıkıyor. Kırşehir’e büyük bir stadyum yapılacağı vaadi verildi, Spor Bakanlığı kapsamına alındığı ve müjdesinin paylaşıldığı söylendi. Mevcut spor sahasının ise daha da büyütüleceği ifade ediliyor.
Ancak Kırşehir’in nüfusu ve sportif ihtiyaçları düşünüldüğünde mevcut tesisler büyük ölçüde bu ihtiyacı karşılıyor. Yeni yapılacak stat eğer yine şehir merkezinde düşünülüyorsa, bu ciddi şekilde tartışılmalıdır.
Şehir merkezleri betonla değil, yeşil alanlarla nefes almalıdır.
Şehrin tam ortasında bir stadyum ya da dev spor kompleksi yerine, insanların dinlenebileceği, çocukların oynayabileceği, Kırşehir’e nefes aldıracak yeşil alanlar daha kalıcı bir kazanım olmaz mı?
Bu şehrin öncelikleri neden konuşulmuyor.
Kırşehir’in stada mı ihtiyacı var iş alanlarına mı?
Başka iller ortak akılla yönetilirken bizim il neden ben getirdim oluyor.
Gönül şehri göç veriyor.
İşsizlikten gençler doğduğu şehirden doyduğu şehre gidiyor.
Şehrin öncelikli sorunu göçü durdurmak.
Anadolu’nun merkezi ahi şehrine yatırımlarım gelmesi için çalışılmalı.
Yatırım elbette olsun; ama doğru yerde, doğru ölçekte ve gerçekten ihtiyaç duyulan alanlara yapılsın.