Azerbaycan tıp biliminin gelişmesinde büyük hizmetleri olan değerli bilim insanı, profesör Ümnise Musabeyova, 9 Ekim 1902 yılında Gebele (Kutkaşen) bölgesinde hukukçu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.

Çocukluk yıllarından itibaren bilime ve eğitime büyük ilgi göstermiş, orta öğrenimini Bakü’de büyük hayırsever H.Z. Tağıyev’in maddi desteğiyle 1901 yılının ekim ayında açılan Aleksandra Rus-Müslüman Kız Okulu’nda (Müslüman Doğu’sundaki ilk laik kız okulu) tamamlamıştır. Bu okul, Müslüman dünyasında açılan ilk modern kız okulu olup, Ümnise Hanım’ın gelecekteki bilimsel başarılarının temelini oluşturmuştur.
Daha sonra, 1921 yılında Azerbaycan Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne giren Ümnise Musabeyova, eğitim süresince büyük bir çalışkanlık ve bilime olan sevgisiyle dikkat çekmiştir. Öğrencilik yıllarında Mikrobiyoloji ve Hijyen Enstitüsü laboratuvarında çalışarak bilimsel araştırmalara ilgi duymuş ve bu alanda ilk deneyimlerini kazanmıştır. 1926 yılında yükseköğrenimini tamamladıktan sonra Üniversite’nin Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görevlendirilmiş, önce asistan hekim (ordinator), ardından öğretim görevlisi (asistan) olarak çalışmıştır.
Ümnise Hanım, tıp bilimine, özellikle de göz hastalıkları (oftalmoloji) alanına büyük katkılar sağlamıştır. Onun bilimsel makaleleri hem yerel hem de yabancı basında yayımlanmış, tıp çevrelerinde büyük ilgi uyandırmıştır. 1930’lu yıllarda Azerbaycan dilinde ders vermeye başlayan ilk göz hastalıkları uzmanı olarak, ulusal tıp terminolojisinin oluşmasına ve Azerbaycan dilinde yazılan ilk “Göz Hastalıkları” ders kitabının hazırlanmasına öncülük etmiştir.
1935 yılında tıp bilimleri adayı (doktora öncesi akademik unvan), 1936 yılında ise tıp bilimleri doktoru unvanını alan Ümnise Musabeyova, 1943 yılında profesör unvanına layık görülmüştür. O, uzun yıllar Azerbaycan Tıp Enstitüsü’nün Göz Hastalıkları Kürsüsü’nün başkanı olarak görev yapmış ve bu alanda ulusal kadroların yetişmesinde büyük rol oynamıştır.
Büyük Vatan Savaşı yıllarında Ümnise Hanım hem tıp enstitüsünde hem de askeri hastanede çalışarak yaralı askerlerin tedavisine yardımcı olmuştur. Savaş döneminde, kafa travmaları sonucu ortaya çıkan görme bozuklukları üzerine değerli bilimsel eserler kaleme almıştır. Savaştan sonra ise trahom, glokom, hamilelik döneminde görülen göz hastalıkları ve diğer oftalmolojik problemler üzerine geniş kapsamlı araştırmalar yapmıştır.
Göz Hastalıkları Kürsüsü Başkanı (1923–1945), Emekdar Bilim İnsanı, Profesör A. Q. Trubin, 1929 yılında Ümnise Musabeyova hakkında yazdığı bir takdim yazısında şöyle demiştir:
“Musabeyova, klinikte çalıştığı süre boyunca kendisini yetenekli bir tıp çalışanı olarak göstermiş, uygulamalı ve teorik oftalmolojiyi öğrenmede büyük bir yetenek sergilemiştir. Doktor Musabeyova, klinikte yürüttüğü deneysel ve klinik araştırmalarla şimdiden değerli sonuçlara ulaşmıştır.”

Kapak 2025 11 21T165043.866

1919 yılında açılan Azerbaycan Devlet Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi, 1930 yılından itibaren bağımsız bir enstitüye dönüştürülmüştü. Ancak, 1932 yılına kadar dersler yalnız Rusça olarak verilmekteydi. Derslerin Azerbaycan Türkçesinde yapılması artık zorunlu hale gelmişti.
1932 yılından itibaren, üst sınıflarda göz hastalıkları üzerine dersleri Azerbaycan Tıp Enstitüsü’nde doçent olarak Ümnise Musabeyova Azerbaycan dilinde vermeye başladı. O, bilimsel konuları hem yüksek düzeyde hem de açık ve anlaşılır bir dille anlatıyor, böylece üstün pedagojik yeteneğini ortaya koyuyordu.
Bu, devlet açısından büyük önem taşıyan bir adım olmuş, oftalmoloji alanında ulusal uzmanların yetişmesine imkân sağlamış, Latince–Rusça–Azerbaycanca tıp terminolojisinin ve Azerbaycan dilinde yazılmış ders kitaplarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.
1934 yılında Ümnise Musabeyova oftalmoloji terimleri sözlüğü hazırlamış, 1935 yılında ise araştırmalarında önemli yer tutan görme sinirleri hastalıkları ve göz fizyolojisi konularını içeren, 20 matbu sayfa hacmindeki ilk Azerbaycanca “Göz Hastalıkları” ders kitabını yazmıştır.
1935 yılında, Azerbaycan Halk Sağlık Komiseri Möhsüm Kadirli’nin emriyle Ümnise Musabeyova’ya tıp bilimleri adayı (doktora öncesi) unvanı verilmiştir. Yaklaşık dört ay sonra, Azerbaycan Tıp Enstitüsü’nde “Kazanılmış Göz Merceği Çıkıntısının Patolojisi Üzerine” başlıklı doktora tezini savunmuş ve 1936 yılında Tıp Bilimleri Doktoru unvanını almıştır.

Kapak 2025 11 21T165129.426
O, ülkede oftalmoloji alanında genç uzmanlar yetiştirmek, teşhis, tedavi ve koruyucu hekimlik konularında yöntemsel kaynaklar oluşturmak gibi görevleri başarıyla yerine getirerek, 1943 yılında profesör unvanına layık görülmüştür.
Büyük Vatan Savaşı yıllarında, Enstitü ve Merkezi Göz Kliniği’nde işleri yoğun olmasına rağmen, Bakü’deki Sinir Cerrahisi Hastanesi’nde de danışman olarak görev yapan bilim insanı, tüm gücünü savaşın yarattığı felaketlerle mücadeleye adamıştır. Bu yıllarda Ümnise Musabeyova’nın “Kafanın Kurşun Yaralanması Sonucu Göz Tabanında Meydana Gelen Değişiklikler ve Görme Alanının Bozulması” (Bakü, 1943), “Kafanın Kurşun Yaralanması Sırasında Göz Kaslarının Felci” (Bakü, 1944) ve benzeri değerli araştırma çalışmaları ortaya çıkmıştır.
Savaş sonrası yıllarda da bilim insanını ciddi bilimsel araştırmalar meşgul etmiştir: trahomla mücadele, glokomun klinik özellikleri ve tedavisi, sıtma, frengi, hipertansiyon ve gebelikte görme organlarının hasarlarının giderilmesi gibi konular üzerinde yoğun çalışmalar yapmıştır. Bakü’deki iki doğum evinde (1 No’lu — eski Azizbeyov adıyla, 5 No’lu — günümüz Şamama Alışgerova adıyla) uzun yıllar yürüttüğü danışmanlık çalışmaları sonucu topladığı verilerden yola çıkarak, Ümnise Musabeyova 1956 yılında 178 sayfalık “Заболевание глаз при патологии беременности” (Bakü, 1956) kitabını yayımlamıştır.
1957 yılında kendisine Onur Bilim Adamı unvanı verilmiştir. Ümnise Musabeyova, 1945’ten hayatının sonuna kadar Azerbaycan Tıp Enstitüsü’nün (29 Nisan 1957’den N.Narimanov adıyla) Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmıştır. O, Y.K. Varşavski (1922), K.X. Orlov (1922-1923) ve A.Q. Trubin (1923-1945) sonrası Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’na liderlik eden ilk Azerbaycanlı bilim insanıdır.
Ümnise Musabeyova, doğuştan görme engelli çocukların gözlerini cerrahi yöntemle ilk açan Azerbaycanlı bilim insanıdır. O dönemlerde Sovyetler Birliği’nin en tanınmış oftalmoloji merkezlerinden biri sayılan Odessa’nın doktorları, Azerbaycan bilim insanının pratiğine üstünlük veriyor ve bu tür cerrahi operasyonlar için onu kliniklerine defalarca davet ediyorlardı. Aynı zamanda, bu amaçla hastalar yalnızca Sovyetler Birliği’nin dört bir yanından değil, hatta yurt dışından da geliyordu.
Ümnise Musabeyova şöyle diyordu: “Hekimlik, genel olarak çok güzel ve hayırlı bir meslektir. Ancak tıp bilimlerinde en hayırlı olanı oftalmoloji bilimidir.”
Profesör Musabeyova, genç doktorların yetiştirilmesine özel önem veriyordu. O, öğrenmeyi beynin gıdası olarak görür ve gençleri her zaman öğrenmeye teşvik ederdi.
Onun için yetenekli bir öğrenci, geleceğin aynası, yarının dahi kişiliği demekti. Bu fikir, Paris’te düzenlenen II. Dünya Deontoloji Kongresi’nde (1967) Hipokrat yemine bir cümle ile eklenmiştir: “Yemin ederim ki, ömrüm boyunca öğrenmeye devam edeceğim.”
1957 yılında Azerbaycan Bilimler Akademisi’nin muhabir üyesi ve Onur Bilim Adamı unvanına layık görülmüştür. 1945’ten hayatının sonuna kadar günümüzdeki Azerbaycan Tıp Üniversitesi’nin Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’na başkanlık etmiştir. Bilimsel araştırmaları özellikle trahoma, glokom hastalıkları ve görme sinirinin patolojisi üzerine yoğunlaşmıştır. Ümnise Musabeyova, çeşitli yıllarda uluslararası düzeyde toplantı ve kongrelere katılmış, geniş bir toplumsal faaliyette bulunmuştur. Milyonların güvenini kazanmış ünlü göz cerrahı Musabeyova’nın hizmetleri, halkımız ve devletimiz tarafından zamanında takdir edilmiştir.
1958 yılında Brüksel’de düzenlenen Dünya Oftalmologlar Kongresine katılmış, Sovyet Barışı Savunma Komitesi (1955-1974) ve Sovyet Kadınları Komitesi (1963-1974) üyesi olmuş, ayrıca Azerbaycan Oftalmologlar Derneği Başkanı (1957-1974) görevini yürütmüştür. 1959 yılında Dünya Barış Konseyi’nin Onur Belgesi ile ödüllendirilmiştir. Ayrıca SSCB Yüksek Sovyeti’nin (5-6. dönem) ve Azerbaycan SSC Yüksek Sovyeti’nin (4. dönem) milletvekili seçilmiştir.

Kapak 2025 11 21T165341.808
1960 yılında Ümnise Musabeyova’nın “Sovyet İktidarı Yıllarında Azerbaycan’da Oftalmolojinin Başarıları” kitabı yayımlanmıştır. 1961 yılında Japonya’da düzenlenen Nükleer Silahların Yasaklanması ve Hiroşima ile Tokyo’da Silahsızlanma Hazırlığı konulu VII. Uluslararası Konferans’a katılmış ve konuşmasına gururla şu sözlerle başlamıştır:
“Ben doğunun ülkesine konuk olarak geldim. Nereden geldiğimi biliyor musunuz? Dünyanın doğan ülkesinden, ateşler diyarı Azerbaycan’dan geldim.”
1962 yılında “Визит к американцам. Baku, 1962” (Amerikalılara Ziyaret) kitabını yazmıştır. 1970 yılında “Ümnise Xanım” adlı kısa biyografik belgesel filmi (senaryo: V. Sinitsin, yönetmen: Ə. Ələkbərov) Azərbaycanfilm stüdyosu tarafından çekilmiştir.
1973 yılında “Afro-Asya Oftalmoloji Kongrelerinde” kitapları yayımlanmıştır. Ölümünden üç yıl sonra, 1977 yılında Ümnise Musabeyova’nın yıllar süren çalışması sonucu hazırlanan “Refraksiya, akomodasyon ve optik camların tayini” (Bakü, 1977, R.M. Axundova ile birlikte) kitabı yayımlanmıştır. Ünlü bilim insanı Musabeyova, 1970’lerde eserleri en çok yurt dışında, özellikle ABD, İngiltere, Japonya, Fransa, Türkiye ve bazı Arap ülkelerinde yayımlanan tek Azerbaycanlı oftalmolog olmuştur. Kendisinin çalışmaları Lenin Nişanı ve madalyalarla ödüllendirilmiştir.
Ümnise Musabeyova, hayatı ve faaliyetleriyle Azerbaycan kadınının bilim ve toplum karşısında neler yapabileceğini gösteren nadir kişiliklerden biridir. Tüm ömrünü insanlara şifa vermeye, bilime ve genç nesillerin yetişmesine adamıştır. Adı bugün de Azerbaycan tıp bilimlerinin tarihine altın harflerle yazılmıştır.
Ümnise Hanım sadece seçkin bir bilim insanı ve cerrah değil, aynı zamanda bilge bir öğretmen, vatanını seven bir aydın ve gerçek bir insanlık simgesiydi. Hayatıyla gelecek nesillere örnek olmuş, her genci bilime, çalışkanlığa ve insanlığa sadık olmaya yönlendirmiştir.
Onun ölümsüz hatırası, yarattığı bilimsel miras ve insanlara olan sonsuz sevgisi, Azerbaycan halkının hafızasında daima yaşayacaktır.