Daha sonra her yerde , kendilerini dünyanın azınlıktaki devrimcilerine karşı savunmak mecburiyetinde olan vatandaşlar bu medeniyet tahripçilerinin kökünü kazıyacaktır.

Hıristiyanlıktan hayal kırıklığına uğrayan ve Allah’a yönelik ruhları o andan itibaren pusula ve rehberden mahrum kalan, bir ideali şiddetle arzulayan fakat neye inanacağını bilmeyen kitleler en sonunda kamuoyuna sunulacak olan “şeytan’ın saf doktrinin evrensel manifestosu vasıtasıyla ışığa kavuşacaktır”.
Şuan olanları kehanetle karşılaştırırsak emarelerin uyuştuğunu gözlemleriz.
Albert PİKE, 1871’de tamamladığı , Morals and Dogma’da şöyle der: “Bir fikri anlayabilmeniz için o fikrin tarihi geçmişini de anlamış olmanız şarttır” diyecektir.
Eğer Hollywood döndürüp döndürüp aynı konuyu işliyorsa mutlaka o işte bir bit yeniği vardır. Çünkü Hollywood “istenenleri”, “Amerika’nın gelecekteki politikalarının “ ipuçlarını kamuoyuna duyurmakla ve göstermekle görevlidir.
Stephen KİNG Diriliş isimli romanında: “Kötülük İnsanlardan geliyor. Ve bu meseleyi çözemediğimiz takdirde , eninde sonunda kendi sonumuzu getireceğiz” diye yazar.
Umberto ECO şöyle der: “Bir inancın doğruluğunu yanlışlığını tartışmayın O inanca sahip olanların neyi ne kadar göze aldıklarına bakın”.
Bu kehanette bulunanların Armagedon Savaşı dahil pek çok şeyi göze alma motivasyonuna sahip oldukları gözlemlenmektedir. Yoksa dünyayı ateşe vermezlerdi.
1918-1920 küresel İspanyol gribi salgınını Meşhur romanı Mahhşerin Dört Atlısı’nda çok çarpıcı bir şekilde anlatan Vicente Blasco İBANEZ(1867-1928) Şöyle der:
“İnsanları ölüm ile yaklaştırır
Savaş İle Ayrıştırır
Açlık ile sınar
Ve veba ile yok edersiniz”.
MALCOM X Şöyle der: “Şayet Dikkat Etmezseniz medya, mazlumlardan nefret etmenize ve zalimleri sevmenize sebep olur”. Bu söz sosyal medya için çok daha fazla önem taşır.
Kaşgarlı Mahmut Divan-ı Lügat-it Türk’te Şöyle der: Ula bolsa yol azmas, bilig bolsa söz yazmas(İşaret olsa yol şaşırmaz, bilgi olsa söz saptırılmaz).