Gitmesini de kalkmasını da bileceksiniz.

Koltuk tatlı neden gitsinler.
Koltuğun gücü bugün onlardan yana.
Koltuğa güç katanlardan bahsetmiyorum, koltuktan güç alanlar kalkar mı?
Koltuğa kurulmuşlar bizi genel merkez kaldırın diyorlar.
Bizler bu koltuklara atayan irade bizi almadan bu koltukta kalkmayız deseler de çok rahat değiller.
Uygar ve gelişmiş batı toplumlarında seçilmişler koltuklara pek yapışmazlar, normal bir süre ülkelerine hizmet ettikten sonra kenara çekilirler.
Hem de çoğu genç yaşta siyaseti bırakırlar.
Ama adı İslam dünyasında, orta doğuda ve bizde pek koltuğa doymazlar, ölünceye kadar koltuğa yapışırlar.
Batılı liderler başarılı oldukları halde makul bir süre sonra, kimseyi kırmadan, incitmeden, medeni bir şekilde kutuplaşma yaratmadan yerlerini başkalarına bırakırlar.
Bizde koltuğa oturan tüm seçilmişler için geçerli.
Yeni düzenleme gelmeli iki dönem olmalı.
İki dönem seçilmişleri çalışmaya itecektir.
Ceketimi koysam kazanır denilen bir ülkede sorgulamayan seçmen var oldukça koltuk sevdalıları zor iner.
Erdoğan, il başkanları toplantısında nezaket kuralları içerisinde AK Parti teşkilatlarına da, 'Ben dokunmadan siz kendi kendinize bir dokunun' dercesine 'Yorgun olanlar çekilsin' diye uyarıda bulundu.
"Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" demiş te olabilir.
Anlayan anladı, anlayamayan başına gelebilecekleri beklemeye geçti.
AK Parti'nin içinde aktif olarak siyaset yapanlarla bazen bir araya gelip, konuştuğumuzdan
Çok şey bilmemiz de doğal olarak çok şey yazmamıza neden oluyor.
AK Parti tabanından aldığım izlenim parti tabanında ciddi bir samimiyetsizlik sorunu var!
Ne görevi bırakan veya görevden alınanlar, ne de göreve getirilen veya görev alanlar arasında 'samimiyet' yok.
Giden gittiğinin hesabını, gelen gelmesinin hesabının içinde siyaset yapmayı tercih ediyor, başka türlüsünü düşünmüyor.
Sadece isimlerin değişmesi AK Parti için gerçek anlamda bir değişim olmadı ve bundan sonra da olmayacaktır.
AK Parti gibi muhafazakâr tabanı olan siyasi bir parti de esas olan 'samimiyet' temeline dayalı değişimdir.
Kırmadan, dökmeden, gülmeden, arkasından konuşmadan, onore ederek değişim yapabilmektir.
Herkes siyaseti kendisi için yapar ama siyaseti seçmenin yıllardır en çok oyunu verdiği AK Parti'de yapıyorsanız herkes gibi davranma lüksünüz yok dense de.
Ak partini diğer partilerde en farkı var tabelalarının dışında.
Oturduğun koltukta.
Gitmesini de bileceksiniz, gelmesini de bileceksiniz.
Daha iyisini yapacak olana imkân vereceksiniz!
Daha iyisini yapanın gitmesine de izin vermeyeceksiniz.
Koltuklar uğruna insanlar, kişiliklerini, ahlaklarını, dostluklarını ve hatta inançlarını feda edebiliyorlar.
Allah diyerek gelenlerin sonun görmekteyiz.
Makam aşkıyla düşüncelerini ahlaklarını yaşamlarını değiştirenleri bilmekteyiz.
Dünyalıklar iktidar uğruna dinden uzaklaşanları tanımaktayız.
Oysa koltuklar insanlara değil, insanlar koltuklara şahsiyet, onur, hak ve adalet verseydi her şey daha güzel ve adil olurdu.