Bundan yaklaşık 33 yıl kadar öncesinde (1993) Gazeteciliğe başlamıştım.
O zamanlar siyasi bir ulusal gazetede ilimize dair haber yapıyor arada da yazılar gönderiyordum.
Abone bulmak, reklam almak ve gazete temsilciliği yapmak inanın bana çok zor iştir.
O gün başlayan gazetecilik deneyimlerimi yerelde de olsa bir gazetenin köşesinde yazmalıydım.
Bu yüzden 95 yılından beri yerelde takip ettiğim “Kırşehir Memleket” Gazetesinde yazmam için Genel Yayın Yönetmeni Murat Sürmeli bunu dile getirmişti.
Düşündüm, yazmaya devam etmeliydim. Bundan önce de 10 yıl kadar yine ilimizin köklü gazetesinden bir diğeri olan Çiğdem Gazetesinde başlayan yerel gazetede köşe yazarlığım artık Kırşehir Memleket Gazetesinde devam ediyor.
Nihayet 30 küsür yıldır takip ettiğim “Kırşehir Memleket “ Gazetesinde yazmaya birkaç yıl evvel başladım.
Ülkemizde olduğu gibi yerelde de basının etkisi gerçekten çok büyük ve önemlidir.
Bu anlamda ilkemizden taviz vermeden, seviyeyi asla düşürmeden ve dürüstlükten hiç vazgeçmeden yazmak bana yakışan en doğru işti.
Bazen siyasi, bazen ilimizin sorun ve güzelliklerini, bazen spor ve bazense hayata dair şeyler olmalı yazacaklarım.
Yazdığım yazılardan dolayı; eleştiri, övgü almadım mı?
Tabi ki aldım. Bunun oranları da çokta önemli değil.
Ben haddimi biliyorum, benim asıl mesleğim Genel Sekreterlik. Buna rağmen Kırşehir gibi her konuda uç safhada olan bir ilde yazıyor olmak inanın çok zor iş.
Köşe yazarlığı benim profesyonel mesleğim değildir. Köşe yazarları ve yerel gazeteler, ülkenin ’de, ilin ’de gündemini çok iyi bilmeli, takip etmelidir. Ben de öyle yapıyor yapmaya çalışıyorum.
Yerel gazeteler adı üzerinde yerelde yaşanılan olayları, haberleri, sorunlarını doğru ve çıkarsız bir şekilde gündeme getirme yönünde çok önemli işlevler yaparlar.
Köşe yazarları’da; bu konular hakkında objektif olarak, yaşadıkları yerleşim alanların siyasi ekonomik ve sosyal sorunlarını gözlemler, sorunlarının çözümleri için öneri sunarlar.
Bunun yanında yapıcı eleştirilerini yaparlar, kırıcı olmadan, suçlamadan yazarlar.
Bu durum birçok kesim tarafından belki takdir edilmez.
Aslında kişilerin isteği doğrultusunda yazmazsanız eleştirilir, onların isteği doğrultuda yazarsanız sizden iyi gazeteci yoktur.
Bunların benim ve benim yazdığım gazetede bir önemi olduğunu düşünmüyorum.
Yukarıda da dile getirdiğim üzere öncelikle ben kişiliğimden, karakterimden, duruşumdan, ilkemden, inandığım davadan, seviye ve dürüstlüğümden ödün vermeden yazmaya devam edeceğim. Tıpkı Kırşehir'in güçlü sesi “Kırşehir Memleket ” gazetesinde de olduğu gibi…
Umuyor ve diliyorum ki Kırşehir Memleket gazetesi Kırşehir'de dürüstlüğün, seviyenin, ilkenin, Kırşehirlinin ve Kırşehir'in çıkarlarını gözetip koruyan bir gazete olmaya devam eder.
Böyle devam ettiği sürece de biz de bu gazete de yazmaya devam ederiz.
Nice 40 yıllara Kırşehir’in, Memleketin Gazetesi “Kırşehir Memleket”…