Kırşehir İl Müftüsü Mustafa Tekin, Sarıkamış Harekâtı ve Çanakkale Savaşları’nın tarihî ve manevi boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bu iki cephe arasında güçlü benzerlikler bulunduğunu ifade etti. Mustafa Tekin, yaptığı konuşmada, Çanakkale ve Sarıkamış cephelerinin yalnızca askerî mücadele alanları olmadığını, aynı zamanda vatan, inanç ve tevhit mücadelesinin verildiği kutsal mekânlar olduğunu belirtti. İl Müftüsü Tekin’in bu değerlendirmeleri, Sarıkamış şehitlerini anma ve millî bilinç vurgusu çerçevesinde kamuoyuyla paylaşıldı.
Konuşmasında tarihî süreçlere dikkat çeken Kırşehir İl Müftüsü Mustafa Tekin, Sarıkamış ve Çanakkale cephelerinde verilen mücadelenin ortak bir ruh taşıdığını vurguladı. Her iki cephede de yalnızca vatan savunması yapılmadığını ifade eden Tekin, farklı coğrafyalardan gelen Müslümanların kardeşlik bilinciyle omuz omuza çarpışarak şehit düştüğünü dile getirdi. Bu yönüyle Sarıkamış ve Çanakkale’nin, millet olma şuurunun ve birlik ruhunun en somut örneklerini barındırdığını söyledi.
“Vatan, Bayrak ve Ezan Millet Olmanın Temel Değerleridir”
Mustafa Tekin, konuşmasında bir milleti millet yapan temel değerlerin başında vatan, bayrak ve ezanın geldiğini belirtti. Vatan toprağının şehit kanlarıyla sulandığını ve bu fedakârlığın bayrakla sembolleştiğini ifade eden Tekin, ezanın ise hürriyetin ve bağımsızlığın en güçlü nişanesi olduğunu kaydetti. Bu değerlerin korunmasının ancak iman, mücadele ve birlik ruhuyla mümkün olabileceğine dikkat çekti. Milli gelenekte devletlerin iman ve mücadele ile kurulduğunu, ilim, tevhit ve vahdet ile muhafaza edildiğini belirten Tekin, vahdetin zayıflaması halinde elde edilen kazanımların kaybedileceğini vurguladı. Konuşmasında Kur’an-ı Kerim’den ayetlere yer veren İl Müftüsü Tekin, tefrikanın milletlerin gücünü zayıflattığını, birlik ve sabrın ise ilahi yardımın anahtarı olduğunu ifade etti.
“Sarıkamış ve Çanakkale, Kardeşliğin Sarsılmaz Abideleridir”
Sarıkamış ve Çanakkale cephelerinde yalnızca Anadolu’dan değil, Balkanlar’dan, Ortadoğu’dan ve farklı İslam beldelerinden gelen Müslümanların birlikte mücadele ettiğini hatırlatan Tekin, bu cephelerin ümmet bilincinin ve kardeşliğin simgesi olduğunu söyledi. Sarıkamış’ta Allahuekber Dağları’nda canlarını feda eden şehitlerin, fedakârlığın ve teslimiyetin en yüce örneğini sergilediğini belirtti. Sarıkamış’ın, tıpkı Çanakkale gibi ülkenin bir kilidi olduğunu ifade eden Tekin, bu toprakların hem maddi hem manevi olarak korunması gereken kutsal emanetler olduğunu dile getirdi. Kars Kalesi ve minarelerin bu kilidin sembolleri olduğunu belirten Tekin, Şehit Ebu’l Hasan Harakâni’nin manevi mirasının da bu coğrafyada önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.
“Şehitlerin Mirasına Sahip Çıkmak En Büyük Sorumluluktur”
Konuşmasında şehitlik kavramına da değinen Mustafa Tekin, bu toprakların her karışında şehitlerin canı, kanı ve duası bulunduğunu söyledi. Şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının, birlik ve beraberlik içinde mümkün olacağını ifade eden Tekin, kardeşliğe zarar verecek her türlü ayrışmadan uzak durulması gerektiğini kaydetti. İl Müftüsü Tekin, Sarıkamış şehitlerini rahmet, minnet ve şükranla anarak, onların imanını, sadakatini ve fedakârlığını gelecek nesillere aktarmanın herkesin ortak görevi olduğunu belirtti. Konuşmasını dua ile tamamlayan Tekin, vatan ve mukaddesat uğruna çalışan, birliğini koruyan bir toplum olmanın önemine dikkat çekti.





