Bundan kırk, elli yıl öncesinde Kırşehir’de bahçe içerinde ebe, dede, anne, baba bir arda ve kapıların gözcüsü köpeksiz ev olmazdı.
Yine tek katlı ve konaklı evlerde geniş aile içerisinde kedisiz mekânlarda olmazdı.
Evlerde fare, akrep, yılan ve haşerelere karşı koruyucu avcılar kedilerdi.
Değişin şartlarla evlerimiz çok katlı bahçesi bağı olmayan bir toplu alanlar oluştu.
Bugün aileler toplu yaşama dönüştürüldü.
Çok katlı konutlarda komşu ilişkilerinden uzak yaşanıyor.
Eli, yüz ve daha fazla konuklar altlı, üstlü bir arada kimse bir birini tanımdan yaşıyor.
Komşu ilişkileri yok denecek kadar azalmış durumda.
Hayat böyle olunca da köpek, kedi artık lüks takılanların mekânlarını süslüyor.
Bugün anne, babasını yanında durdurmayan aile köpek ve kedi sevici olmuş durumdalar.
Kedi köpek deyince öyle masraflı bu hayvanlar.
Biz çocukken köpek kedi evde aileden kalanları yerdi.
Bugün öylemi kedi, köpek markette besleniyor..
Neredeyse bir çocuk masrafına bedel evlerde beslenen kedi, köpeklerin veteriner, kuaför, ilaç, aşı, ithal ve yerli mama giderleri Nazar’ı itibara alınırsa sorun ekonomik değil, rahata ve ailelerin konfora düşkünlüğünün ve çirkin gayr-i ahlaki bir kısım fantezilerinin bunlarla karşılanıyor olmasıdır.
Evde çocuk ve yaşlı anne, baba sesinden, nefesinden rahatsız olan, anne babayı huzurevine, çocuk sesini de duymamak için doğurmamayı tercih eden bir nesli biz kendi ellerimizle yetiştirdik.
Evde köpek beslemenin dinen hükmünü söylemenin gericilik addedildiği bir eğitim sistemi ve onun ürünü olan bir topluma, sil yeni baştan milli, manevi ve ahlaki eğitimi esas alan bir şuur veremediğiniz müddetçe sadece aczi yetinizi ve kötü gidişe zemin hazırlayan akıbetiniz izlersiniz.
Her gün sokak köpeklerinin saldırıları izliyoruz.
Başıboş köpeklerinin saldırılarının canlı şahitleri oluyoruz.
Köpek koruyucular görmesin diye sağa, sola bakıyoruz.
Saldıran köpeklere bırak taş atmayı, hoş it demeye korkar olduk.
Bir insanın canından daha çok köpek sevicileri hayvan canını daha çok önde tutuyorlar.
Meydanlarda hayvan seviciler eylem yapıyor köpeklerin parçaladığı aileler ölen yakınlarının, evlatlarının yasını tutuyor.
Sadece bu yıl içerisinde sokak köpeklerinin parçaladığı ölümüne sebep olduğu onlarca çocuk, genç- ihtiyar, kadın, erkek insanımız için gerekli tedbirleri alabilseydik koruya bilseydik belki o canlar bugün aramızda olacaklardı.
Şu anda ülkenin birçok şehirlerinde, ilçelerinde, mahallerinde köpek saldırısından ve hayati tehlikeden emin değildir.
Sabah okuluna ya da işine giderken etrafını saran üç, dört, beş köpekten nasıl korunacağının korkusuyla kaçarken otomobilin altında kalanları görmekteyiz.
Köpeklerin haklarının korunduğu, insanların yaşama haklarının da köpeklerin insafına bırakıldığı bir ülke haline gelmek bizim için bir zul değil mi?
Ülkenin her yerinde köpek saldırıların izlemekteyiz.
Oturmuş olduğumuz binanın ikinci katında komşumun köpeğinin sesi gecenin bir vaktine ailemizi rahatsız etmekte.
Komşu hatırı diye sinemize çekiyor ama nereye kadar.
Köpek sesinin ve sevgisinin anne, baba ve çocuk sevgisinin ve sesine tercih edildiği bir toplum haline geldik.
İhtiyar anne ve babanın huzursuzluk ve ölüm evine terkedildiği, köpeklerin salyalarının adeta yalanıp, yatak odaları ve mutfaklara alındığı, ihtiyar anne ve babasının sümkürmesinden tiksinip, onları huzur evlerine koymanın gerekçesi olarak kabul edildiği bir ülkede bereket ve rahmet özlenir hale geldi.
Bunlar durduk yerde olmadı.