Bugünlerde yeniden seçimler konuşulmaya başlanıyor.

Kim aday olacak?

Kim devam edecek?

Kim yeniden seçilecek?

Bunların cevabını elbette zamanı geldiğinde Kırşehir seçmeni verecek.

Ama adaylık hesabı yapanların da kendilerine şimdiden bir soru sorması gerekiyor: Bakanlıklarda Kırşehir’in ihtiyaçlarını daha yüksek sesle dile getirin.

Yatırım isteyin.

Teşvik isteyin.

Üretim isteyin.

İstihdam isteyin.

Kırşehir’in hak ettiği yatırımlardan daha fazla pay alması için mücadele edin.

Çünkü seçilmiş olmanın asıl anlamı budur.

Gönül şehri, boşalan şehir olmasın

Kırşehir’e “gönül şehri” diyoruz.

Doğrudur.

Bu şehrin insanının gönlü güzeldir.

Sabırlıdır.

Vefalıdır.

Sandıkta tercihini yaparken kolay kolay nankörlük etmez.

“Ben Kırşehir için ne yaptım?” bu soruyu kendinize sorun.

Sosyal medya arşivlerine bakıp toplantı ve ziyaret fotoğraflarını saymak yetmez.

Kırşehir’in yatırım arşivine bakın.

İstihdam rakamlarına bakın.

Yeni fabrikalara bakın.

Gençlerin memleketinde kalıp kalamadığına bakın.

Şehrin ekonomik gelişmişliğine bakın.

Sonra kendinize sorun: “Benim Kırşehir’e bıraktığım somut iz nedir?”

İşte seçmen de bunu soracak.

Alınmayın, darılmayın…

Bu sözler birilerine düşmanlık etmek için söylenmiyor.

Tam tersine, Kırşehir adına daha fazlasını beklediğimiz için söyleniyor.

Eleştiriyi kişisel mesele haline getirmeyin.

Çünkü bizim derdimiz kişi değil, Kırşehir.

Sizin derdiniz de Kırşehir olsun.

Kırşehir’in hakkını Ankara’da daha güçlü savunun.

Yatırımın peşinden daha kararlı koşun.

Şehrin ihtiyaçlarını sadece dile getirmeyin; sonuç alana kadar takip edin.

Bir bakanın yanında fotoğrafınız olmasın demiyoruz.

O fotoğrafın arkasında Kırşehir’e kazandırılmış bir yatırım olsun diyoruz.

Bir toplantıya katılmayın demiyoruz.

O toplantının sonunda Kırşehirlinin hayatına dokunacak somut bir sonuç olsun diyoruz.

Çünkü artık Kırşehirlinin beklentisi çok açık: Fotoğraf değil, yatırım.

Söz değil, sonuç.

Ziyaret değil, istihdam.

Takip ediyoruz değil, yaptık.

Ve en önemlisi: Kırşehir’in Ankara’da temsil edildiğini değil, Ankara’da hakkının alındığını görmek istiyoruz.

Kırşehir seçmeninin gönlü geniştir.

Ama hafızası da vardır.

Bugün alkışlanan fotoğraflar yarın sandık başında sorgulanabilir.

Çünkü sonunda herkes için tek bir soru kalır: “Kırşehir için ne yaptınız?”

İşte bu sorunun cevabı, çekilen yüzlerce fotoğraftan çok daha değerlidir.