Ülkenin dört bir yanında kadına yönelik şiddete karşı yürüyüşler yapılıyor…

Ülkenin dört bir yanında kadına yönelik şiddete karşı yürüyüşler yapılıyor…

Aynı saatlerde kadınlar öldürülüyor!

25 Kasım’da dünya “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ”nü kutladı.

Sokaklarda sloganlar haykırıldı, pankartlar açıldı, basın açıklamaları okundu.

Kadınlar kol kola yürüdü, “yeter artık” diye bağırdı.

Ama aynı gün birkaç şehirde kadınlar kocaları tarafından katledildi! Yürüyüş yetmez: katiller sokakta!

Eylem var, kalabalık var, söz var…

Ama sonuç yok!

Ağlayan anneler var, evlat acısıyla yıkılan babalar var, yetim kalan minicik çocuklar var.

Bir yanda yürüyenler…

Diğer yanda toprağa düşen kadınlar…

Ahlakın eridiği, vicdanın öldüğü bir toplumda kadın ve çocuklara yönelik şiddet durmak bilmiyor.

Zalim zulmediyor; devlet sadece seyrediyor.

Dünyada “gün” kutlanıyor ama Türkiye’de kadınların kaderi değişmiyor.

Her gün ekranlara yansıyan şiddet haberleri…

Her gün sosyal medyada paylaşılan korkunç görüntüler…

Her gün bir evde yaşanan sessiz çığlık…

Uzaklaştırma kararı?

Bir kâğıt parçası!

Hapis cezası?

Göstermelik!

Fail dışarı çıkıyor ve yine öldürüyor!

“Seviyorum” dediği kadını hunharca katlediyor.

“Aşkım” dediği kızı yol ortasında kurşunluyor.

“Evladım” dediği çocuklarını bile acımasızca hayattan koparıyor.

Bir de utanmadan işlediği cinayeti sosyal medyada paylaşan mahlûklar var.

Yakalanıyorlar, yargılanıyorlar; sonra bir bakıyorsunuz, birkaç yıl sonra tekrar dışarıdalar.

Ve çoğu aynı suçu yeniden işliyor!

Katil korkmuyor çünkü ceza yok!

Katil cesaret buluyor çünkü yasalar caydırmıyor!

Katil devam ediyor çünkü aldığı ceza zayıf!

Bugün bu ülkede yasalar suçluyu koruyor, mazlumu değil.

Kanunların yumuşaklığı katillere cesaret veriyor.

Kadınlar öldürülmeden korunmadıkça bu cinayetlerin sonu gelmeyecek.

Katilin cezası ağırlaştırılmış müebbet olacak!

Katiller hücreden değil tabuttan çıkacak!

Katil bir canın bedeli benim canım demeden!

Başka türlü bu vahşet bitmez!

Önlem alınmadıkça, caydırıcı cezalar getirilmedikçe, devlet kadınları gerçekten korumadıkça şiddetin önü alınmayacak.

Yürüyüş yetmez…

Slogan yetmez…

Pankart yetmez…

Devletin güçlü yasaları, sert cezaları ve etkin koruması olmadan, kadınlar ölmeye devam edecek!