Guba Soykırımı Anıt Kompleksi, Azerbaycan tarihinin en kanlı ve en acı sayfalarından biri olan 1918 katliamlarının anısına inşa edilmiş anıtsal bir yapı örneğidir.
Kompleks, Bolşevik-Ermeni silahlı birliklerinin Guba ve çevre bölgelerde sivil Azerbaycanlılara karşı gerçekleştirdiği kitlesel katliamları ölümsüzleştirmek ve bu korkunç olaylara dair gerçekleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla yaradılmıştır. 2007 yılında yürütülen arkeolojik kazılar sırasında ortaya çıkarılan toplu mezarlar, bu suçun boyutlarını, vahşetini ve planlı bir şekilde hayata geçirildiğini açık biçimde ortaya koymuş ve anıt kompleksinin kurulmasını zorunlu hale getirmiştir. 20. yüzyılın başları, Güney Kafkasya’da siyasi ve etnik çatışmaların en yoğun olduğu dönemlerden biriydi. Bu süreçte bölgede iktidar mücadelesi, Bolşevik ideolojisinin yayılması ve Ermeni milliyetçi örgütlerinin silahlı birlikleri yerel halka karşı toplu şiddet olaylarına yol açmıştır. 1918’de Bakü Sovyeti–Bolşevik-Taşnak birlikleri Azerbaycan halkına karşı sistemli biçimde katliamlar gerçekleştirmiş, amaç milli direnişi zayıflatmak, bölgenin demografik yapısını değiştirmek ve stratejik alanları ele geçirmek olmuştur.
Guba kazası da bu silahlı birliklerin en acımasız saldırılarına maruz kalan bölgelerden biri olmuştur. Tarihi kaynaklara, arşiv belgelerine ve tanık ifadelerine göre Guba şehri ve çevre köylerde binlerce sivil vahşice katledilmiştir. Yaşlılar ve hastalar bile katliamlardan kurtulamamış, kadınlar ve çocuklar özel bir acımasızlıkla öldürülmüş, yüzlerce ev, tarım alanı ve yerleşim birimi yakılıp tamamen yok edilmiştir. Olayların kapsamı o denli büyüktü ki kısa bir süre içinde birçok köy haritadan silinmiş, sağ kalanlar ise yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştır.
Bu katliamların planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini kanıtlayan unsurlardan biri de sonraki yıllarda Guba’da ortaya çıkarılan toplu mezarlardır. Bölgede yürütülen arkeolojik ve antropolojik araştırmalar sırasında bulunan insan kalıntıları — kesilmiş kafatasları, yakılmış kemikler, kadın ve çocuklara ait iskelet parçaları — 1918 soykırımının özel bir vahşetle uygulandığını təsdiq etmektedir. Bu buluntular bir kez daha gösteriyor ki, Guba hadiseleri yalnızca yerel bir çatışma değil, bütün bir etnik qrupu yok etmeyi amaçlayan planlı və düşünülmüş bir askerî-siyasi suç olmuşdur.
Bu olaylar halkımızın tarihinde derin iz bırakmış ve soykırım eylemi olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle, 30 Aralık 2009 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermeni milliyetçilerinin ülkemize yönelik toprak iddialarını, saldırı və kitlesel kıyım siyasetini dünya kamuoyuna duyurmak, gelecek nesillerin milli hafızasını korumak ve soykırım kurbanlarının anısını yaşatmak amacıyla Guba şehrinde “Soykırım Anıt Kompleksi”nin oluşturulması hakkında bir kararname imzalamıştır.

18 Eylül 2013 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Birinci Hanım Mehriban Aliyeva Guba Soykırımı Anıt Kompleksi’nin açılışını gerçekleştirmiştir.
Anıt kompleksinin mimari kompozisyonu üç ana bölümden oluşmaktadır: sivri uçlu bıçakları andıran iki yapı — giriş ve çıkış hissələri — ve merkezde yer alan siyah anıt taşının bulunduğu ana salon. Yapıların keskin uçları, yaşanan faciənin derin acısını simgelemekte; bu uçların toprak altından yüzeye doğru yüksəlməsi ise tarihî gerçeklərin asla gizli qala bilməyəcəyini ifade etmektedir. Anıtın tamamen brüt betondan inşa edilmesi və tasarımda her türlü dekoratif unsurdan kaçınılması, matem sessizliyini, kederin ağırlığını və hafızanın sadeliğini yansıtmaktadır.
Anıt-müze ekspozisyonunda, 1918 yılı Mart–Temmuz aylarında Bakü guberniyasının beş kazasında – Bakü, Şamahı, Guba, Cavad ve Göyçay’da Müslüman nüfusa qarşı gerçekleştirilen soykırımın tarihi belgelenmektedir. 19 bölümden oluşan ekspozisyon Azerbaycan, Rus ve İngiliz dillerinde sunulmaktadır. Sergi, 1918 olaylarından önceki Guba’nın sivil ve barışçıl yaşamını yansıtan fotoğraflarla başlamaktadır. Bu fotoğraflar, eski Guba yaşam ortamını, birlikte yaşayan Azerbaycanlı, Lezgi, Yahudi ve diğer etnik toplulukları, farklı sosyal tabakalara ait bireylerin günlük yaşamını belgelemektedir.
Ekspozisyon, aynı zamanda nadir arşiv belgeleri ile desteklenmiştir. 1918 katliamlarının ardından işlenen suçların araştırılması amacıyla Azerbaycan Halk Cumhuriyeti tarafından kurulan Olağanüstü Soruşturma Komisyonu’na dair karar ve belgeler, 1918–1920 yıllarında Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin sınırlarını gösteren nadir haritalar ile ayrıca ulusal lider Haydar Aliyev’in soykırıma ilişkin yayımladığı kararlar sergilenmektedir.
Farklı kazalarda yaşanan soykırımlar sırasında kitlesel ve özel bir vahşetle öldürülen insanların çoğu yakılmış, denize veya kuyulara atılmış, dolayısıyla defnedilmeleri mümkün olmamıştır. Salonun merkezinde, bu kurbanların anısına siyah mermer anıt taşı yerleştirilmiştir.

Müze kompleksinde bilgi merkezi, zengin bir kütüphane ve bilgisayarlarla donatılmış bir okuma salonu mevcuttur. Kompleks alanında Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Bayrağı dalgalanmaktadır. Geniş açık alanında ise Guba’nın simgesi olan elma ağaçlarından oluşan bir bahçe bulunmaktadır. Müze içerisinde her kazanın tarihsel trajedisi, ayrı bölümlerde fotoğraflar, arşiv belgeleri, istatistiki veriler ve diyagramlarla detaylı biçimde sunulmaktadır. Tüm bilgiler, Azerbaycan, Rus ve İngiliz dillerinde hazırlanmış ve her bölümün önünde kurulu elektronik bilgi sistemi aracılığıyla erişilebilmektedir.
Guba soykırımını konu alan belgesel film, müze salonunda kesintisiz olarak gösterilmektedir. Ekspozisyon, çağdaş sanat örneği olarak, dev bir metal levha üzerinde tasvir edilmiş insan yüzleri ile tamamlanmaktadır. Bu kompozisyon, tarihsel olayların kolektif hafızada bıraktığı izlere günümüz perspektifinden yaklaşımı ve çağdaş toplumun trajediye bakışını simgesel olarak ifade etmektedir. Salonun çıkış bölümünde ise 1918 yılında Kafkas İslam Ordusu tarafından Bakü’nün kurtarılmasını gösteren fotoğraflar sergilenmektedir.
Guba Soykırımı Anıt Kompleksi, Azerbaycan halkının 20. yüzyılın başlarında karşılaştığı korkunç trajedilerin unutulmaması, tarihsel gerçeklerin gelecek nesillere aktarılması ve milli hafızanın korunması açısından önemli bir kültürel ve tarihsel mekandır. Burada sergilenen arşiv belgeleri, fotoğraflar, antropolojik buluntular ve belgesel materyaller, 1918 soykırımının planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini ve yüzlerce masum insanın yalnızca etnik kimlikleri nedeniyle katledildiğini bir kez daha doğrulamaktadır.
Kompleks, aynı zamanda uluslararası kamuoyuna Azerbaycan halkının yaşadığı tarihsel adaletsizlikleri aktarmak ve insanlığa karşı işlenen bu tür suçların tekrarının önlenmesi amacıyla bir uyarı niteliği taşımaktadır. Bu mekân, ziyaretçilere yalnızca bir müze deneyimi sunmakla kalmayıp, aynı zamanda düşünmeye, hatırlamaya ve geleceğe daha bilinçli yaklaşmaya yönelik etik ve manevi bir çağrıdır.
Guba Soykırımı Anıt Kompleksi, geçmişi unutmamanın, şehitlerin anısına saygı göstermenin ve tarihsel gerçeklerin uluslararası düzeyde tanıtılmasının bir sembolü olarak varlığını sürdürmektedir. Kompleks, halkın kolektif hafızasında silinmez bir iz bırakmış olan trajedinin simgesi olmasının yanı sıra, barış, birlik ve tarihsel adalet çağrısının çağdaş bir tezahürüdür.