Azerbaycan halkı savaşçı bir halktır.
Özgürlüğü, toprak bütünlüğü ve milli onuru uğrunda tarih boyunca binlerce evladı şehit olmuştur. Bu toprağın her karışı kahramanların kanı ile sulanmış, vatanın savunması nesilden nesile aktarılan kutsal bir değer olarak korunmuştur. Babek’in, Koroğlu’nun, Cavanşir’in, Şah İsmail Hatai’nin savaş ruhu yüzyıllar geçse de halkın hafızasında ve kan hafızasında yaşamaya devam etmiştir.
20.yüzyılda yaşanan felaketler, özellikle 1918 katliamları, 20 Ocak trajedisi ve Karabağ uğrunda yürütülen mücadele Azerbaycan halkının sarsılmaz iradesini bir kez daha göstermiştir. Birinci Karabağ savaşında binlerce şehit verilmiş olsa da halk moralini kaybetmemiş, vatan sevgisini yitirmemiştir. Ne yazık ki topraklarımız düşman saldırılarına maruz kalmış, şehir ve köylerimiz harap olmuş, yüz binlerce insan doğduğu yurtlarından göç etmek zorunda kalmıştır.
Ancak bu ağır sınavlar Azerbaycan halkının iradesini kıramamıştır. Aksine, bu acılar milli birliği daha da güçlendirmiş ve toprakların özgür olacağına olan inancı pekiştirmiştir. Halk ordusuna güvenmiş, şehitlerin hatırasını yücelterek haklı mücadeleden geri adım atmamıştır. Bu mücadele, tarihi adaletin yeniden tesisine ve milli onurun yeniden yükselişine giden yolun temelini oluşturmuştur.
Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesiyle ilgili çatışma Sovyetler Birliği döneminde başlamıştır. 1988 yılında Ermeni nüfusunun Dağlık Karabağ’ın Ermenistan’a bağlanması talebiyle başlattığı protestolar zamanla silahlı çatışmalara dönüşmüş ve çatışma büyük bir boyut kazanmıştır. Bu dönemde Azerbaycan halkı hakkını savunmak için birleşmiş, hem iç hem de uluslararası alanda haklı duruşunu ortaya koymuştur.
990’lı yıllarda yaşanan askeri operasyonlar, zorunlu göçler ve yıkımlar halkın sabrını zorlamış, ancak milli iradeyi kırmamıştır. Azerbaycan gençleri, askerleri ve halkın tüm kesimleri birleşerek vatan uğruna mücadele etmiş, 1994 yılında ateşkes ilan edilene kadar büyük fedakârlıklar göstermiştir. Bu mücadele halkın kahramanlık ruhunu daha da güçlendirmiş, gelecek nesillere vatanseverlik ve savaşçı bir örnek olmuştur.
Savaş, Azerbaycan SSC’nin 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmesinden sonra daha da şiddetlenmiş ve 1994 yılının Mayıs ayında ateşkesin imzalanmasına kadar devam etmiştir. Sonuç olarak Dağlık Karabağ ve çevresindeki 7 rayon (Kelbecer, Laçın, Ağdam, Fuzuli, Cebrayıl, Kubadlı, Zengilan) Ermenistan tarafından işgal edilmiştir.
Savaş sırasında binlerce Azerbaycanlı şehit olmuş, yüz binlerce insan evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Azerbaycan halkı Birinci Karabağ Savaşı sırasında topraklarını savunurken eşsiz kahramanlık örnekleri sergilemiştir. Bu kahramanlık hem savaş meydanında hem de manevi cesarette kendini göstermiştir.
Savaşta Azerbaycanlı askerler ve gönüllüler, Ermeni silahlı kuvvetlerine karşı savaşırken asla korkmamışlardır. Çoğu zaman sayıca az olmalarına rağmen, topraklarını korumak için canlarını riske atmışlardır. Çatışmalarda komutanlar ve erler, düşmanın ilerleyişini durdurmak, stratejik yükseltileri savunmak ve yaralıları kurtarmak gibi hayati görevlerde öne çıkmışlardır.
Bu kahramanlardan biri de Azerbaycan’ın Milli Kahramanı, Birinci Karabağ Savaşı şehidi Efgan Hüseynovdur.
Binbaşı Efgan Hüseynov, 24 Şubat 1963 tarihinde Bakü şehrinde, eski adıyla “Talebeler”, günümüzde ise “Çobanzade” Caddesi olarak bilinen sokakta, 46 numaralı evde işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. 1970 yılında 109 numaralı ortaokula başlamış, 1980 yılında ise C. Nahçıvanski adını taşıyan Askerî Ağırlıklı Orta Yatılı Okulu bitirmiştir. Daha sonra Bakü Kara Kuvvetleri Komutanları Okuluna kabul edilmiş ve takım komutanı yardımcılığı görevine atanmıştır. 1984 yılında Savunma Bakanlığının emriyle teğmen askerî rütbesi verilmiştir.
11 Ekim 1985 – 25 Haziran 1987 tarihleri arasında Afganistan Demokratik Cumhuriyeti’nde yürütülen savaşlara aktif olarak katılmış ve ağır yaralanmıştır. Gösterdiği cesaret ve hizmetler yüksek takdir görmüş, “Kızıl Yıldız” Nişanı ile ödüllendirilmiştir. 1986 yılında kendisine üsteğmen rütbesi verilmiştir.
1988 yılında SSCB Silahlı Kuvvetlerinin kuruluşunun 70. yılı münasebetiyle Efgan Hüseynov, “SSCB Silahlı Kuvvetlerinin 70. Yılı Madalyası” ile taltif edilmiştir. Aynı yıl C. Nahçıvanski adına Bakü Askerî Ağırlıklı Okulunda eğitici bölük komutanı olarak görevlendirilmiş ve kaptan rütbesini almıştır. Yüksek bilgi ve yetenekleri dikkate alınarak, 2 Aralık 1991 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Millî Güvenlik Bakanlığının 1. Şubesinde muharebe hazırlığı üzrə baş subay görevine atanmıştır.

25 Aralık 1991 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Millî Muhafız Teşkilatının kurulmasıyla birlikte birçok yetenekli subay bu teşkilatın oluşturulmasına dâhil edilmiştir. Hüseynov Efgan Karahan oğlu, 21 Ocak 1992 tarihinde Millî Muhafız saflarına katılmış ve görev yaptığı süre boyunca yetenekli bir subay olarak öne çıkmıştır.
Tüm bilgi ve becerilerini, bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilk askerî yapılarından biri olan Millî Muhafızların teşkilatlanmasına adamıştır. Hüseynov Efgan Karahan oğlu gibi yetenekli subayların emeği sayesinde Millî Muhafızlar bugüne kadar şerefli bir yol kat etmiş, hiçbir zaman kişisel çıkarlara hizmet etmemiştir. Birliğin temel görevi, Azerbaycan devletçiliğinin korunması; anayasal yolla seçilmiş Cumhurbaşkanının, yüksek devlet organlarının idari binalarının ve üst düzey yetkililerin güvenliğinin sağlanması olmuştur.
Millî Muhafız personeli, Ermeni saldırganlara karşı yürütülen muharebe operasyonlarında başarıyla görev almıştır. 1992 yılının Haziran ayında Füzuli bölgesinde oluşan ağır durum sırasında Millî Muhafız personeli özel bir gayret göstermiştir. Millî Ordu komutanlığı tarafından yeterince planlanmayan bir saldırı operasyonu sonucunda ordunun bazı birlikleri mevzilerini terk etmiş, halk arasında korku ve panik havası oluşmuştur. Ancak Millî Muhafızların yetenekli subayları ve personeli, aralarında Hüseynov Efgan Karahan oğlu da olmak üzere, çatışmaya girerek Ermeni birliklerine darbe vurmuş, düşmanın saldırısını durdurmuş ve geri püskürtmüştür. Bu muharebeden sonra kaptan Hüseynov Efgan Karahan oğlu binbaşı rütbesine layık görülmüştür.
Giderek güçlenen ve yüksek muharebe hazırlığına sahip Millî Muhafızlar bünyesinde yeni bir alayın kurulmasına karar verilmiştir. Bu alayın ilk komutanı olarak Afganistan Savaşı gazisi Binbaşı Hüseynov Efgan atanmıştır. Tecrübeli komutan, Millî Muhafız komutanlığının desteği ve kendi teşkilatçılık yeteneği sayesinde alayın personelinin muharebe hazırlığını ve eğitimini kısa sürede gerekli seviyeye ulaştırmıştır.

Cephe hattındaki ağır koşullar, alayın personelinin tam olarak tamamlanmasına imkân vermemiştir. Kubadlı ve Laçın bölgelerinde oluşan durumla bağlantılı olarak, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının 186 sayılı kararnamesiyle 26 Ekim 1992 tarihinde alay personeli, başında komutan Binbaşı Hüseynov Efgan Karahan oğlu olmak üzere, Kubadlı ve Laçın bölgelerine gönderilmiştir. Komutanın bizzat katılımıyla alay düşmanla yüz yüze çarpışmış, saldırılar durdurulmuş ve 31 Ekim’de karşı taarruza geçilerek düşmanın birçok mevzisi ele geçirilmiş, ana kuvvetleri imha edilmiş ve savunma hatları sağlamlaştırılmıştır.
Bu çatışmalarda Alay Komutanı Binbaşı Efgan Hüseynov büyük fedakârlık göstermiştir. Cesur ve yetenekli komutan, Millî Muhafızların şanını yüceltmiş; ancak 1 Kasım 1992 tarihinde alayın düşmana yönelik yeni bir saldırısı sırasında başına isabet eden düşman kurşunu sonucu şehit olmuştur. Onun kahramanlığı Millî Muhafız subay ve erlerini demoralize etmemiş, aksine sonraki muharebelerde onun intikamını alma azmiyle daha zorlu çatışmalara katılmış ve onurla görevlerini yerine getirmişlerdir.
Özel Devlet Koruma Hizmeti Başkanının 9 Mart 1995 tarihli ve 63 sayılı emriyle Binbaşı Hüseynov Efgan, ebediyen Millî Muhafız personel listesine dâhil edilmiştir.
Efgan Hüseynov’un bir kız çocuğu vardır. Bakü şehrindeki Şehitler Hıyabanı’nda defnedilmiştir. C. Nahçıvanski adına Lisede ve Özel Devlet Koruma Hizmeti Millî Muhafızlarında onun büstleri dikilmiştir. Evliydi; eşi Leyla Hüseynova, kızı ise Nigardır.
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının 15 Ocak 1995 tarihli ve 262 sayılı kararnamesiyle Efgan Hüseynov’a, ölümünden sonra “Azerbaycan’ın Millî Kahramanı” unvanı verilmiştir. Onun hayatı ve mücadele yolu, Azerbaycan halkının bağımsızlık uğrunda verdiği mücadelenin en parlak örneklerinden biridir. Askerî hizmetinin tüm aşamalarında vatana bağlılık, profesyonellik ve yüksek vatanseverlik sergilemiş, en zor anlarda bile üstlendiği sorumluluğu onurla yerine getirmiştir.
Efgan Hüseynov yalnızca yetenekli bir subay ve cesur bir komutan değil, aynı zamanda genç nesiller için örnek bir şahsiyettir. Onun gösterdiği fedakârlık, cesaret ve kararlılık Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri ile Millî Muhafızların şanlı tarihinde silinmez izler bırakmıştır. Vatan uğruna canını feda eden bu kahramanın hatırası, halkın hafızasında daima yaşayacak; gelecek kuşaklara vatan sevgisi ve kahramanlık ruhu aşılayacaktır.
Vatanı korumak herkesin kutsal görevi olduğu gibi, onun uğruna hayatını kaybeden kahramanları hatırlamak ve onların hatırasını daima yaşatmak da hepimizin manevi ve vatandaşlık sorumluluğudur. Bu bilinçle geçmişten günümüze vatan için canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, onların bıraktığı mirası korumayı ve gelecek nesillere aktarmayı görev biliyoruz.
Bugün zafer kazanmış bir ülkenin vatandaşlarıyız. 2020 yılında Azerbaycan Ordusu’nun gerçekleştirdiği Vatan Savaşı, bu tarihi mücadelenin doğal ve mantıklı bir devamı olmuştur. Kahraman askerlerimizin cesareti sayesinde işgal altındaki topraklar özgürleştirilmiş, binlerce şehit ve gazimizin kanı yerde kalmamıştır. Bu zafer, Azerbaycan halkının savaşçı ruhunu, milli birliğini ve vatan uğrunda mücadeledeki kararlı duruşunu dünyaya bir kez daha göstermiştir.