Kırşehir’de kültür ve edebiyat alanında örnek teşkil edecek büyük bir çalışma, Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek’in öncülüğünde hayata geçirildi. “Âşık Paşa’yla 40 Günde 40 Eser” adıyla başlatılan proje, Anadolu’da Türkçenin edebî kimlik kazanmasına yön veren mutasavvıf ve şair Âşık Paşa’nın 40 önemli yazma eserinin, 40 gün boyunca hem öğrencilerle hem de halkla buluşturulmasını hedefliyor. Projenin ilk gününde, Valilik koordinesinde Kırşehir Ahilik Müzesi’nde gerçekleştirilen tanıtım programında, Âşık Paşa’nın başyapıtı olarak kabul edilen Garibnâme’nin ilk bâbı görücüye çıktı. Böylece proje kapsamındaki ilk eser, ziyaretçilerle ve eğitim kurumlarındaki öğrencilerle paylaşılmış oldu.

Kırşehir Valiliği tarafından hazırlanan bu özgün kültür projesi, şehrin tarihi ve kültürel zenginliğini gün yüzüne çıkarırken, özellikle Türkçe adına yapılan en önemli çalışmalar arasında değerlendiriliyor. Anadolu sahasında yazılan ilk hacimli Türkçe telif eser olarak bilinen Garibnâme, Âşık Paşa’nın dilimize ve kültürümüze kazandırdığı en değerli metinlerden biri. Memlük emirlerinden Yaş Beğ’in kütüphanesi için iki cilt halinde hazırlanmış olan bu görkemli nüsha, Memlük tarzı tezhipli zahriyesiyle dikkat çekiyor. Valiliğin planlamasına göre Garibnâme’nin bu nadide nüshası, 40 günlük süreç boyunca farklı okullarda öğrencilere tanıtılacak ve Ahilik Müzesi’nde ziyaretçilerin ilgisine sunulacak.
Garibnâme’nin İlk Bâbı: Birlik, Varlık ve İnsan Hakikati
Projenin ilk gününde tanıtılan eser olan Garibnâme’nin Birinci Bâbı, tevhid inancının yani Allah’ın birliğinin kavranmasına odaklanıyor. Âşık Paşa, bu bölümde “Bir” sayısının hem varlık hem mana âleminde neyi temsil ettiğini etkileyici örneklerle açıklar. Ona göre “Bir”, yalnızca İlahi Zât’ı değil; aynı zamanda insanın ruhî bütünlüğünü, tekâmül yolculuğunu ve kâinattaki düzeni temsil eden kutsal bir semboldür. Garibnâme’nin bu ilk bölümü; insanın yaratılışı, dua ve niyazın birleştirici gücü, peygamber dostlarının örnekliği ve ilahî iradenin yegâneliği gibi temel tasavvufî kavramlara yer vermektedir.
Yazma eserin bu nüshasında yer alan Memlük tarzı tezhipli zahriye, tarihî açıdan büyük bir önem taşırken; sanatseverler, öğrenciler ve Kırşehir halkı bu değerli eseri yakından inceleme fırsatı buldu. Garibnâme’nin derin tasavvufî içeriği, özellikle genç kuşağın Türkçenin tarihsel serüvenini anlaması açısından önemli bir kaynak olarak nitelendiriliyor. Vali Demiryürek, proje ile çocukların yalnızca bir eseri değil, Türkçenin yüzyıllar boyunca nasıl bir kimlik kazandığını ve kültür taşıyıcısı hâline geldiğini görmelerini istediklerini belirtti.




