Bu kahramanlardan biri de Vagif Gurbanov’dur. O, yalnızca profesyonel bir askeri pilot değil, aynı zamanda vatan uğruna canını feda eden gerçek bir kahraman olarak tanınır.
Vagif Gurbanov, 30 Aralık 1967 tarihinde Bakü şehrinde dünyaya gelmiştir. Aslen Tovuz rayonunun Kovlar köyünden olan Vagif, küçük yaşlardan itibaren vatan sevgisiyle yetişmiştir. Askerlik mesleğine büyük ilgi duymuş ve bu alanda eğitim almaya karar vermiştir. 1989 yılında Borisoglebsk Yüksek Askerî Havacılık Okulu’nu bitirerek profesyonel askeri pilot olarak görevine başlamıştır.
Genç pilot, hizmetine Sovyetler Birliği Hava Kuvvetleri bünyesinde başlamıştır. “Su-25” tipi savaş uçaklarıyla uçuşlar gerçekleştirerek önemli bir askerî tecrübe kazanmıştır. Daha sonra Azerbaycan’a dönerek millî ordunun oluşumunda aktif rol oynamıştır. Gence, Yevlah ve Kürdemir bölgelerinde askeri havacılık alaylarının kurulmasına yaptığı katkılar, onun vatana olan bağlılığının en açık göstergesidir.
Birinci Karabağ Savaşı başladığında, Vagif Gurbanov tereddüt etmeden cepheye katılmıştır. Hava muharebelerinde büyük cesaret göstererek düşmana ağır darbeler indirmiştir. 13 Haziran 1992 tarihinde Askeran yönünde bir görev sırasında kahramanca şehit olmuştur.
Vagif Gurbanov’un hayatı bize vatan sevgisinin, cesaretin ve fedakârlığın ne anlama geldiğini öğretmektedir. O, ölümünden sonra “Azerbaycan’ın Millî Kahramanı” unvanına layık görülmüştür. Günümüzde onun adı büyük bir saygıyla anılmakta, hatırası daima yaşatılmaktadır.
Böyle kahramanların hayatı genç nesil için örnek teşkil etmektedir. Vagif Gurbanov gibi yiğitler sayesinde Azerbaycan halkı bağımsızlığını korumakta ve geleceğe umutla ilerlemektedir.
20 Nisan 1991 tarihinde Nezaket adlı bir hanımla evlenmiştir. Sevinc adında bir kızı dünyaya gelmiştir. Babası Karabağ’da vatan uğruna şehit olduğunda Sevinc henüz dört aylıktı. Bakü Devlet Üniversitesi’ni bitiren Sevinc Hanım, babasının yolunu devam ettirmek amacıyla subaylık kursuna katılmış ve 2015 yılında ordu saflarında göreve başlamıştır.
İlk hazırlanan plana göre, Sitalçay’daki BDT Hava Kuvvetleri’ne ait 80. aviasiya alayının bulunduğu askerî havaalanından bir Su-25 uçağının eğitim uçuşu sırasında Hocalı’ya kaçırılması ve Hocalı Havalimanı’nın bombalanması planlanmıştı. Bu amaçla İçişleri Bakanlığı’ndan görevli Akif Hacıyev, Vagif ile iletişime geçerek planın gerçekleştirilmesinden sonra ona yeni bir kimlik verileceğini ve farklı bir yerde yaşayacağını vaat etmiştir. Ancak Gurbanov bu planı gerçekçi bulmamıştır. Çünkü eğitim uçuşu sırasında uçakta bulunan mühimmat bu plan için yeterli değildi.
Değiştirilen plana göre, 8 Nisan 1992 tarihinde başteğmen pilot Gurbanov, Sitalçay’da görev yapan Azerbaycanlı askerlerin – uçak teknik teğmeni Fuad Memmedov ve baş havacılık teknisyeni çavuş Akif Quliyev’in yardımıyla Su-25 savaş uçağını Azerbaycan tarafına geçirmiştir. Böylece Azerbaycan Hava Kuvvetleri ilk savaş uçağını envanterine katmıştır. Uçağın kaçırılmasında baş teknisyen Gülbudaq Binyetov da aktif rol oynamıştır. Uçak Yevlah sivil havaalanına iniş yapmıştır.
Kaçırılmadan hemen sonra uçak için arama çalışmaları başlatılmış ve arama ekibine uçağın hiçbir uyarı yapılmadan imha edilmesi emri verilmiştir. Bu nedenle uçak geçici olarak Şeki Havalimanı’nda, yerleşim yerlerinden uzakta saman balyaları altında gizlenmiştir. Kaçırma olayına katılan Gülbudaq Binyetov ve diğer uzmanlar dikkat çekmemek için ancak iki gün sonra Sitalçay’dan ayrılarak Yevlah’a gitmişlerdir.
Rusya hükümeti uçağın iade edilmesini talep etse de uçak geri verilmemiştir. Hatta Rusya Savunma Bakanlığı, uçağı imha etmek amacıyla Gürcistan’daki Vaziani askerî üssünde iki adet MiG-23 uçağından oluşan özel bir birlik kurmuştur. Ancak bu girişim de başarısız olmuştur.
Vagif Gurbanov ilk savaş görevine Şeki’den havalanarak başlamıştır: 8 Mayıs 1992 tarihinden itibaren Şuşa üzerinde askerî uçuşlara başlamıştır. Çok alçak irtifadan uçtuğu için atılan mühimmatın parçaları uçağın motoruna zarar vermiştir. Yeni motor, Surat Hüseyinov aracılığıyla Gürcistan'daki Vaziani askeri tesisinden temin edildi. Gurbanov'un 8 ve 9 Mayıs'ta gerçekleştirdiği saldırılar sonucunda Ermeni silahlı gruplarından 30 kişi öldü ve 120 kişi yaralandı. Ermeni iddialarına göre, ölenlerin tamamı sivildi.
9 Mayıs 1992 tarihinde Vagif Gurbanov, Hankendi’den Erivan’a uçan Yak-40 tipi Ermeni uçağına saldırarak onu vurmuştur. Uçak Sisian’da acil iniş yapmış, tüm yolcular güvenli şekilde tahliye edilmiş, ancak uçak tamamen yanmıştır. 12 Haziran’da Gurbanov’un kullandığı Su-25 uçağı Şaumyan yönünde düşmanın savunma hattını yararak yaklaşık 20 yerleşim yerinin Ermeni birliklerinden kurtarılmasına katkı sağlamıştır.
Gurbanov ayrıca Martuni’de, Askeran rayonuna bağlı Şoş ve Hramort köylerinde, ayrıca Çaykend ve Ay-Pariz bölgelerinde de çatışmalara katılmış ve karşı tarafa ağır kayıplar verdirmiştir.
13 Haziran 1992 tarihinde Gurbanov, Goranboy–Ağdere yönünde üç savaş uçuşu gerçekleştirmiştir. Kullandığı Su-25 uçağı sabaha karşı saat 04:00–05:00 civarında Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından Nahçıvanik–Askeran yakınlarında “Şilka” adlı hava savunma sistemiyle vurulmuştur. Tanıkların ifadelerine göre Gurbanov paraşütle atlamayı başarmış, ancak yere indikten sonra düşman ateşiyle şehit edilmiştir. O dönemde Nahçıvanik’te savaşan tabur komutanı Fred Asif’in kardeşi Adalet Meherremov da bu olaya bizzat şahit olduğunu ifade etmiştir. Azerbaycan tarafı onu kurtarmak için harekete geçse de artık çok geç kalınmıştır.
Gurbanov’un ölümü karşı tarafta sevinçle karşılanmış, Ermeni televizyonu uçağın enkazını defalarca yayınlamıştır. Su-25 uçağının gövdesinde Azerbaycan bayrağı bulunmaktaydı.
Bununla birlikte, Gurbanov’un akıbetiyle ilgili kesin bilgi uzun süre netleşmemiştir. Onun mayınlı bir alana düştüğü yönünde söylentiler yayılmış, arama ekipleri gönderilse de sonuç alınamamıştır. Hatta yaralı halde görüldüğüne dair çeşitli iddialar ortaya atılmış, ancak bunların hiçbiri doğrulanmamıştır. Namiq Abbasov’un talimatıyla resmi araştırma başlatılsa da bir sonuca ulaşılamamıştır. Ailesi ve yakınları son umut olarak medyumlara bile başvurmuş, ancak kesin bir bilgi elde edilememiştir.
Daha sonra Gurbanov’a “Millî Kahraman” unvanı verilmesi için dosya hazırlanmıştır. Ancak o dönemde başbakan yardımcısı olan Surət Hüseynov, hayatta olma ihtimali nedeniyle bunun olumsuz sonuç doğurabileceğini belirterek sürecin ertelenmesini önermiştir. Sonraki dönemlerde ise konu yeniden gündeme alınmamıştır.
2014 yılında Gurbanov’un savaş yolunu anlatan ve özellikle Su-25 uçağının Azerbaycan tarafına geçirilmesini konu alan “Ben Eve Dönüyorum” adlı film çekilmiştir.
7 Kasım 2025 tarihinde İlham Əliyev tarafından, Azerbaycan’ın bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün korunmasındaki hizmetleri ile görev sırasında gösterdiği kahramanlık nedeniyle ölümünden sonra “Azerbaycan’ın Millî Kahramanı” unvanı verilmiştir.
Bugün Azerbaycan halkı büyük bir gurur ve sevinç içindedir. Çünkü ülkenin toprak bütünlüğü tamamen sağlanmış, tüm topraklar özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu büyük başarı, uzun yıllar süren Karabağ sorununun adil çözümü ve halkın sarsılmaz iradesinin bir sonucudur.
Bu zafer; halkın birliği, ordunun gücü ve vatan uğruna can veren şehitlerin fedakârlığı sayesinde kazanılmıştır. Hem cephede hem de cephe gerisinde herkes üzerine düşeni yapmış, kahraman askerler tarihe geçen bir destan yazmıştır.
Bugün özgürlüğüne kavuşan topraklarda hayat yeniden canlanmakta, yeniden inşa çalışmaları hızla devam etmektedir. İnsanlar ata yurtlarına dönmekte, yeni bir umutla geleceğe bakmaktadır. Yapılan yollar, okullar ve altyapı projeleri Azerbaycan’ın gücünü açıkça göstermektedir.
Bu zafer aynı zamanda gelecek nesillere önemli bir mesajdır: Vatan sevgisi, birlik ve azim olduğu sürece hiçbir millet yenilmez. Azerbaycan halkı bundan sonra da başarılarını koruyarak güçlü ve bağımsız bir devlet olarak yoluna devam edecektir.