Türk Sağlık-Sen Kırşehir Şube Başkanı Erol Arslan, “Sosyal Risk Haritası Çalışmalarında Usul ve Esas Sorunu” başlığı altında sosyal risk haritası çalışmalarına ilişkin değerlendirmeleri Kırşehir kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından “Sosyal Risk Haritası Oluşturulması” kapsamında il müdürlüklerinde toplantılar yapıldığı ve personele bazı talimatların şifahen verildiğinin çalışanlar tarafından sendikaya iletildiği ifade edildi.
Açıklamada, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak sosyal risk haritası oluşturulmasının önemli ve dikkate değer bir çalışma olduğu vurgulandı. Ancak bu tür çalışmaların devletin mevzuatı ve nizami çerçevesi içerisinde yürütülmesinin zorunlu olduğu belirtildi.
Türk Sağlık-Sen tarafından yapılan değerlendirmede, kamu kurumlarının işleyişi ve çalışma tarzının belli olduğu ifade edilerek, herhangi bir mevzuat düzenlemesi olmadan uygulamaya geçilmesinin hukuka aykırı ve kamu personeli açısından sorunlu olacağı dile getirildi. Yazılı talimatlar olmadan kimin ne yapacağının ve işlerin nasıl yürütüleceğinin belirlenmemesinin hizmet yönetimi açısından da yanlış olduğu kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, hiçbir yazılı belge olmadan toplantılar yapılmasının, görevlendirmelerin ve bazı uygulamaların fiilen hayata geçirilmeye çalışılmasının kamu işleyişi açısından ciddi problemlere yol açabileceği ifade edildi.
Türk Sağlık-Sen Kırşehir Şube Başkanı Erol Arslan’ın aktardığı açıklamada, sistemle ilgili çalışanlar tarafından dile getirilen bazı hususlara da yer verildi. Buna göre, personelin asli görevi olan “sosyal hizmet müdahalesi” yerine adeta “veri giriş memuru” gibi çalıştırılma riski bulunduğu belirtildi. Ayrıca aşırı detaylı formlar nedeniyle gereksiz iş yükü, zaman kaybı ve angaryaya dönüşebilecek bir kırtasiyecilik anlayışının ortaya çıkabileceği ifade edildi.
Saha araştırmalarında bazı ziyaretlerin zorunlu tutulmasının güvenlik riskleri oluşturabileceği ve süre yetersizliği yaşanabileceği de açıklamada yer aldı. Çalışanların olumsuz bir durumla karşılaşması halinde sorumluluğun kime ait olacağının belirsiz olduğu bir ortamda, “yapın” anlayışıyla çalışmaların yürütülmesinin doğru bulunmadığı belirtildi.
Açıklamanın devamında, çalışanların temsilcileri olan sendikaların görüşlerinin alınarak kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiği vurgulandı. Sorunların ve beklentilerin detaylı şekilde incelenmesi, ortak bir anlayış çerçevesinde yapılacakların belirlenmesi ve çalışanların açık şekilde bilgilendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Türk Sağlık-Sen tarafından yapılan açıklamada, tüm bu aşamalardan sonra söz konusu çalışmanın usul ve esaslarının kamu hukuku açısından net biçimde ortaya konulması gerektiği belirtilerek, tereddüt ve keyfiyete yer vermeyecek şekilde kurallara dayalı bir çalışma sistemi oluşturulmasının önemine dikkat çekildi.




