SEÇİM YAKLAŞINCA HATIRLANAN ESNAFIN SERT ÇIĞLIĞI

Oda seçimleri yaklaşınca birdenbire hatırlanan esnaf, yine aynı oyunun içine çekilmeye çalışılıyor.

Aylarca, yıllarca yüzünü çevirdikleri dükkânlara şimdi utanmadan girip çıkanlar, her seçim döneminde olduğu gibi “samimiyet” tiyatrosunu tekrar sahneye koyuyor.
Ne zaman seçim yaklaşsa, bir anda esnaf kıymete biniyor.
Birden herkesin dili çözülüyor, sözler tatlanıyor, gülücükler çoğalıyor.
Ve bir baktık ki, yıllardır esnafın yüzüne bakmayanlar yine sahalara çıkmışlar.
Aylardır uğramadıkları dükkânlara şimdi kapı kapı dolaşıp sırıtıyorlar.
Ne hikmetse, seçim yaklaşınca esnafın hâli hatırı akıllarına geliyor.
Sebep belli: Oy kokusu alınca herkes bir anda “esnaf dostu” kesiliyor.
Ama esnaf aptal değil.
Esnaf bu filmi yüz defa izledi.
Sormak lazım: Madem bu kadar esnaf sevdalısıydınız, peki seçim bitince neredeydiniz?
Koltuklarınızın rahatlığında yıllarca kaybolurken esnafın derdi aklınıza geldi mi?
Vergi yükünü, kira derdini, siftahsız kapatılan günleri hiç gördünüz mü?
Tabii ki hayır.
Çünkü o dertler oy sandığının yanına konmayınca sizin için bir anlam ifade etmiyor.
Kırşehir’de ticaret odası ve esnaf odası seçimleri yaklaşınca yine aynı yüzler ortaya çıktı.
Selamı sabahı yıllar önce kesmiş olanlar, şimdi dükkân kapılarında el sıkma kuyruğuna girmiş.
Esnafın üyelerinizin arasına karışmaya utanıyordunuz; şimdi fotoğraf vermek için kapılarda nöbet tutuyorsunuz.
Bir zamanlar selam vermediğiniz esnafla boy boy afişler peşindesiniz.
Bu nasıl bir yüzsüzlüktür?
Her seçim aynı terane: Aynı isimler, aynı vaatler, aynı sözler…
Değişmeyen tek şey: Koltuğa yapışmış insanların doymak bilmeyen hırsı.
Seçmen “Artık yeter, yeni yüzler gelsin!” diye bağırıyor.
Ama koltuk tatlı, bırakması zor.
O koltuğa oturan bir daha inmiyor; Esnafın içine düşen ateşi, yaşadığı ekonomik boğuşmayı, sabaha kadar düşündüğü borçları görmüyor.
Şimdi yine gelmişler: “Merhaba ustam, esnaf kardeşim, hayırlı işler, bol kazançlar…”
Bir zamanlar yanından geçerken burnunun ucuyla bakmayanlar, şimdi yana yana gülücük dağıtıyor.
Ama bu defa esnafın içinden şu söz yükseliyor: “Bizim kapımız seçimde hatırlanacak bir kapı değildir.”
“Biz her gün alın teri döküyoruz, siz sadece seçim günü arayıp sormayı biliyorsunuz.”
“Samimiyet sandıktan sandığa olmaz!”
Kırşehir’in sokaklarındaki her esnafın kalbinden artık tek bir cümle geçiyor:
Bu düzen değişmeli.
Bu yüzler değişmeli.
Seçimlik sevgi değil, gerçek hizmet lazım.
Değişecek gibi gözükmüyor yine yanı yüzler meydanlarda geziyor.
Adaylar belli gezenler meydanlarda görünen kravatlı beyler.