Kırşehirli Kardiyoloji Uzmanı Ergün Seyfeli, Kırşehirli vatandaşlar da dahil olmak üzere kamuoyunu yakından ilgilendiren “kolesterol” konusuna ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Prof. Dr. Seyfeli, kolesterolün vücuttaki rolünü doğru anlamak, kalp ve damar sağlığı açısından taşıdığı riskleri net biçimde ortaya koymak ve toplumda sıkça karşılaşılan yanlış bilgilerin önüne geçmek amacıyla yaptığı açıklamada, kolesterolün ne tamamen “düşman” ne de sınırsızca “dost” olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Yapılan değerlendirme, kolesterolün bilimsel yönüyle ele alınarak doğru bilginin kamuoyuyla paylaşılmasını hedefledi.
Prof. Dr. Ergün Seyfeli’nin açıklamalarında, kolesterolün insan vücudu için vazgeçilmez bir yapı taşı olduğu ancak belirli sınırların üzerine çıktığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiği ayrıntılı şekilde anlatıldı. Özellikle LDL kolesterolün kalp ve damar hastalıklarıyla olan ilişkisine dikkat çekilen değerlendirmede, bilimsel çalışmalar ışığında kolesterol yüksekliğinin nedenleri, risk faktörleri ve tedavi yaklaşımları ele alındı.
Kolesterol Vücudun Yapı Taşıdır
Kolesterolün hücrelerden hormonlara kadar pek çok alanda kullanılan temel bir madde olduğunu belirten Prof. Dr. Seyfeli, toplumda kolesterole yönelik korkunun son 20–30 yılın meselesi olmadığını, bu konunun yaklaşık yüz yıllık bilimsel bir geçmişe sahip olduğunu ifade etti. Kolesterolün fark edilmesi, oluş mekanizması ve hastalık yapıcı özelliklerinin bilim insanlarına Nobel ödülleri kazandıracak kadar önemli bir araştırma alanı olduğuna dikkat çekti.
Kolesterolün yaklaşık yüzde 70–80’inin vücut tarafından, özellikle karaciğerde üretildiğini belirten Seyfeli, geri kalan kısmının ise besinlerle alındığını söyledi. Kandaki kolesterolün LDL ve HDL gibi taşıyıcılar aracılığıyla taşındığını ifade eden Prof. Dr. Seyfeli, bu dengenin bozulması halinde LDL kolesterolün kanda yükseldiğini ve bunun damarlar açısından ciddi bir tehlike oluşturduğunu vurguladı.
LDL Kolesterol ve Damar Sertliği Riski
LDL kolesterolün kalp damar sisteminde oluşturduğu aterosklerozun, yani damar sertliğinin, kalp krizi ve felç gibi hayati sonuçlara yol açabildiğini belirten Prof. Dr. Seyfeli, kolesterol yüksekliğinin tek başına yeterli bir neden olmadığını, diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yapılan çalışmalara göre kalp krizi geçiren hastaların yüzde 80–90’ında bir veya daha fazla kardiyovasküler risk faktörü bulunduğunu kaydetti.
Bu risk faktörlerini yaş, genetik yatkınlık, kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, şeker hastalığı, sigara, hareketsiz yaşam, şişmanlık ve stres olarak sıralayan Seyfeli, özellikle hipertansiyon, sigara ve kolesterol yüksekliğinin toplumda en sık görülen ilk üç risk faktörü olduğunu vurguladı. LDL kolesterolde her 10 mg/dl artışın kalp krizi riskini yaklaşık yüzde 20 artırdığını belirtti.
Kolesterol Düşürmek Hayat Kurtarıyor
Kolesterol düşürücü tedavilerin faydasının bilimsel çalışmalarla net biçimde ortaya konduğunu belirten Prof. Dr. Seyfeli, yaklaşık 170 bin hastayı kapsayan bir meta-analizde LDL kolesterolde 40 mg/dl düşüş sağlanmasının, koroner kalp olaylarında yüzde 23, inmede yüzde 17 ve ölüm oranında yüzde 10 azalma sağladığını aktardı. Tedavinin uzun süreli ve etkin dozda uygulanmasının önemine dikkat çekti.
Hangi Değerde İlaç Başlanmalı?
Prof. Dr. Seyfeli, ilaç tedavisinin hangi LDL değerlerinde başlanması gerektiğine dair bilimsel ölçütleri de paylaştı. Buna göre başka risk faktörü olmayan hastalarda 190 mg/dl üzeri, birden fazla risk faktörü bulunanlarda 130 mg/dl, yüksek riskli hastalarda 100 mg/dl ve kalp krizi ya da felç geçirmiş hastalarda başlangıç değerine bakılmaksızın ilaç tedavisinin gerekli olduğunu ifade etti. Tedavide “ne kadar düşük, o kadar iyi” prensibinin esas alınması gerektiğini vurguladı.
İlaçlar Güvenli mi, Ne Kadar Süre Kullanılmalı?
Kolesterol düşürücü ilaçların yaklaşık 30 yıldır kullanıldığını ve güvenilirliğinin kanıtlandığını belirten Prof. Dr. Seyfeli, bu ilaçların uygun hasta seçimi yapıldığında ömür boyu kullanılabileceğini söyledi. Yan etkilerin çoğunlukla hafif ve nadir olduğunu ifade eden Seyfeli, düzenli doktor kontrolünün önemine dikkat çekti.
“Azı Karar, Çoğu Zarar”
Açıklamasının sonunda Prof. Dr. Ergün Seyfeli, kolesterolün vücudun yapı taşı olduğunu ancak fazlasının ciddi riskler barındırdığını vurgulayarak, Anadolu’nun veciz sözüyle durumu özetledi: “Azı karar, çoğu zarar.”




