Adalet Tecelli Etmeli.
İstanbul Maltepe Gülsuyu’nda yaşanan dehşet verici olay, toplum vicdanında bir kez daha derin bir yara açtı.
Suçları neydi.
Malının sahibi olmak ve mesleğini yapmak.
Gurbetçi bir aile…
Kendi birikimleriyle ev sahibi olmuş bir çift…
Mesleğinin aşığı, gençliğini ve hayallerini hukuk yolunda adalete adamış gencecik bir avukat…
Üç masum insan, gözünü kırpmadan silahına sarılan bir saldırgan tarafından hayattan koparıldı.
Olay bununla da sınırlı kalmadı.
Şüpheli, olay yerinde güvenlik güçlerine ve sağlık ekiplerine de ateş açarak toplumun can güvenliğini hiçe saydı.
Bu katili canlı yakaladık.
Böylesine ağır bir saldırının ardından kamuoyunda haklı bir feryadın yükselmesi kaçınılmazdır: Masum insanların canına kıyan, kolluk kuvvetlerine dahi silahla saldıran kişilerin hak ettiği en ağır ve caydırıcı cezayı, hukuk devleti ilkeleri içerisinde ve gecikmeksizin alması gerekmez mi?
İnsan hayatını hiçe sayan, masumları gözünü kırpmadan öldüren suçlara karşı hukuk düzeni tavizsiz olmalıdır.
Adaletin amacı yalnızca suçluyu cezalandırmak değil, aynı zamanda toplumun güvenliğini korumak ve yeni suçların önüne geçmektir.
Dünyanın farklı ülkelerinde, masum insanların ve güvenlik güçlerinin hayatını doğrudan tehdit eden silahlı saldırılara karşı güvenlik güçlerinin kararlı ve etkili müdahalelerde bulunduğunu görüyoruz.
Elinde bıçak ya da silah var olduğunu gördüklerinde hemen orda öldürürlerken bizde yaşatılıyor.
Katile acırsanız bir gün sizde canınızda olursunuz.
Bizde ise benzer olayların ardından yıllarca süren yargılama süreçleri, ceza indirimlerinin tartışılması veya ağır suçların çeşitli gerekçelerle hafifletilmeye çalışılması, toplumun adalet duygusunu derinden zedeleyebiliyor.
Mahkeme salonuna takım elbiseyle çıkmanın ya da çeşitli gerekçelerle ceza indirimi talep etmenin, kaybedilen canların ve geride kalan ailelerin yaşadığı tarifsiz acının önüne geçmesine izin verilmemelidir.
Elbette hukuk devleti, herkes için adil yargılanma hakkını ve hukukun temel ilkelerini korumalıdır.
Ancak hukukun varlık amacı, masum insanların yaşam hakkını korumak ve toplumun güvenliğini sağlamaktır.
Allah ne güzel söylüyor katile acımayın biz besliyoruz.
Bir suçlu, işleyeceği suçun ciddi sonuçları olmayacağına inanırsa; sokaklarda, trafikte, iş yerlerinde ve hayatın her alanında şiddetin önüne geçmek daha da zorlaşır.
Bugün bunu her alanda yaşıyoruz.
Suçlu cezalardan korkmuyor.
Caydırıcılık, adaletin en önemli unsurlarından biridir.
Masum insanların vergileriyle ayakta duran devlet mekanizmasından beklenen; masumların hakkını, hukukunu ve can güvenliğini her şeyin üzerinde tutmasıdır.
Toplumun huzura kavuşması, suç oranlarının azalması ve yeni can kayıplarının yaşanmaması için yasaların caydırıcılığı güçlü biçimde hissedilmelidir.
Şiddetin mağdurlarının ve geride bıraktıkları ailelerin feryadı duyulmalıdır.
Adalet gecikmemeli, adalet zayıflamamalı, adalet caydırıcı olmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca bugün kaybedilen üç can değildir.
Mesele, yarın başka masumların hayatının kurtarılıp kurtarılamayacağıdır.