Kırşehir’de henüz üç yılını dolduran Küçük Asya’nın Kır-Şehri Sahaf, yalnızca ikinci el ve eski kitapların alınıp satıldığı bir işletme olmanın ötesine geçerek, kentin kültürel hafızasına katkı sunan bir buluşma noktası haline geliyor.
Sahafın sahibi, araştırmacı-yazar Adnan Yılmaz, il içinden ve il dışından gelen kitapseverlerin Kırşehir Sahaf hakkındaki değerlendirmelerinin kendileri için önemli olduğunu belirterek, bu yorumları yalnızca müşteri memnuniyeti olarak değerlendirmediklerini ifade ediyor.
Yılmaz, ziyaretçilerin sahafı yalnızca kitap almak için değil, araştırmak, sohbet etmek ve Kırşehir’in geçmişine dair bilgi edinmek amacıyla da ziyaret ettiğini belirtiyor.
“Bunları bir sahafın şehirdeki yerine dair tanıklıklar olarak görüyorum”
Kırşehir Sahaf’ın üç yıllık süreçte oluşturduğu kültürel ortamın önemine dikkat çeken Adnan Yılmaz, kendisine ulaşan değerlendirmeleri şöyle değerlendiriyor:
“İl içinde ve dışında Kırşehir Sahaf için yapılan bu yorumları yalnızca birer ‘müşteri yorumu’ olarak görmüyorum. Henüz üç yılını dolduran Kırşehir Sahaf’ın yıllar içinde oluşan hikâyesinin bir parçası olarak görüyorum. Bunlar aynı zamanda bir sahafın bir şehrin kültür hayatında nasıl bir yere dönüşebileceğinin küçük ama değerli tanıklıkları.”
Yılmaz’a göre sahafı sıradan bir kitap satış noktasından ayıran en önemli unsur ise kitapların etrafında kurulan insan ilişkileri.
“Çünkü bir sahaf, yalnızca kitap alınan değil; konuşulan, araştırılan, hatırlanan ve buluşulan bir mekândır.”
Bu anlayış, Kırşehir Sahaf’ın bugün üstlendiği işlevde de kendisini gösteriyor. Sahafa gelen ziyaretçiler raflarda kitap ararken bir yandan Kırşehir’in tarihi, kültürü, geçmişi ve Anadolu’nun düşünce dünyası üzerine sohbetlere katılıyor.
Dışarıdan gelen ziyaretçiler Kırşehir hakkında da bilgi ediniyor
Kırşehir Sahaf’ın dikkat çeken yönlerinden biri de şehir dışından gelen araştırmacı, akademisyen, öğrenci ve kitapseverlerin burada yalnızca aradıkları kaynaklara ulaşmakla kalmaması.
Kırşehir’in tarihi ve kültürü, Ahilik, Anadolu medeniyeti, eski Kırşehir ve kent hafızasına ilişkin sohbetler çoğu zaman raflarda bulunan bir kitap üzerinden başlıyor. Kitapla başlayan sohbetler ise farklı konulara uzanarak ziyaretçilere Kırşehir’e ilişkin yeni bilgiler kazandırıyor.
Bu yönüyle Kırşehir Sahaf, bugün fiilen Kırşehir üzerine sohbetlerin yapıldığı, kentin geçmişinin ve kültürel değerlerinin konuşulduğu bir buluşma noktası niteliği taşıyor.
Şehir dışından gelen ziyaretçiler de çoğu zaman sahafın raflarından aldıkları kitapların yanı sıra Kırşehir hakkında edindikleri bilgi ve hikâyelerle buradan ayrılıyor.
“Başka dünyalara açılan kapılar sahaflarda olmalı”
Sahaflık anlayışının yalnızca kitap alıp satmak olmadığını vurgulayan Adnan Yılmaz, kitapların insanları farklı dünyalarla buluşturan yönüne dikkat çekiyor.
Yılmaz, bu anlayışını şu sözlerle ifade ediyor:
“Eğer başka dünyalara açılan kapılar var ise bunlar mutlaka sahaf dükkânlarında olmalı ve sahaflar tam da bu kapıların koruyucuları…”
Kırşehir Sahaf’ta eski kitaplara da bu bakış açısıyla yaklaşılıyor. Eski kitaplar yalnızca ticari bir ürün olarak değil, geçmişten günümüze ulaşan kültürel ve tarihî kaynaklar olarak değerlendiriliyor.
İlk baskılar, baskısı tükenmiş eserler, eski dergiler, gazeteler, belgeler ve farklı dönemlere ait yayınlar; araştırmacılar ve kitap meraklıları için geçmişe açılan önemli birer kaynak olarak raflarda yerini alıyor.
İkinci el kitaplarla okura ulaşılabilir seçenek sunuluyor
Kırşehir Sahaf’ın üzerinde durduğu konulardan biri de artan kitap fiyatları.
Kâğıt, baskı, enerji ve üretim maliyetlerindeki artışın yeni kitap fiyatlarına yansıması, özellikle öğrenciler ve düzenli kitap okurları açısından kitaplara ulaşmayı zorlaştırabiliyor.
Bu noktada ikinci el kitapların daha uygun fiyatlarla okurlara ulaşmasını sağlayan sahaflar önemli bir alternatif oluşturuyor.
Adnan Yılmaz, Kırşehir Sahaf’ın bu konudaki yaklaşımını şöyle anlatıyor:
“İkinci el kitaplar edindiğimiz için okurları fiyat konusunda da korumaya çalışıyoruz. Kitabın değerini gözetirken, okurun bütçesini de düşünmek gerekiyor. Sahaf yalnızca nadir ve pahalı kitapların bulunduğu bir yer olmamalı; öğrencinin, genç okurun ve kitap okumak isteyen herkesin ulaşabileceği bir yer olmalı.”
Kırşehir Sahaf’ın bu yaklaşımında temel düşünce ise kitabın ekonomik değeri ile kültürel değerinin birbirinden farklı olduğu anlayışına dayanıyor.
Bir kitabın taşıdığı kültürel değeri korurken, mümkün olduğunca daha fazla okurun o kitaba ulaşmasını sağlamak, sahaflığın önemli sorumluluklarından biri olarak görülüyor.
Kitapların yeniden okurla buluşmasına aracılık ediyor
Sahafların önemli işlevlerinden biri de yıllarca evlerde ve kişisel kütüphanelerde biriktirilen kitapların yeniden dolaşıma kazandırılması.
Yıllar boyunca özenle oluşturulan kütüphaneler, sahiplerinin vefatı veya çeşitli nedenlerle artık kullanılamaz hale geldiğinde sahipsiz kalabiliyor. Ancak bu kitapların yeniden okunması, araştırılması ve kıymetini bilecek insanlarla buluşturulması mümkün.
Kırşehir Sahaf da bu noktada kitapların çöpe gitmek ya da unutulmak yerine yeniden okurlarla buluşmasını önemsiyor.
Sahaf anlayışında bir kitabın el değiştirmesi, o kitabın hikâyesinin sona ermesi anlamına gelmiyor. Aksine her yeni okuyucuyla birlikte kitabın hikâyesinin yeniden başlaması anlamına geliyor.
Kırşehir’in kültürel hafızasında yeni bir durak
Şehirlerin kültürel kimliklerinin yalnızca tarihi yapılar ve eserlerden oluşmadığı, kitapçılar, sahaflar ve kültürel buluşma noktalarının da kent hafızasının önemli parçaları olduğu belirtiliyor.
Geçmişte Ankara, İstanbul ve diğer büyük şehirlerin belirli bölgeleri kitapçıları ve sahaflarıyla tanınırken, zaman içerisinde bu mekânların bir bölümünün kapanması kültürel hayat açısından önemli boşluklar oluşturdu.
Kırşehir Sahaf ise Kırşehir’de kitap ve kültür merkezli bu geleneğin yaşatılabileceği mekânlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Adnan Yılmaz’ın sahaf anlayışında mesele yalnızca eski kitapları korumaktan ibaret değil.
Kitabı korumak, okuru korumak, geçmişi korumak ve kitapların etrafında oluşan sohbet kültürünü yaşatmak.
Bu nedenle Kırşehir Sahaf’ın hikâyesi, yalnızca üç yıllık bir işletmenin ticari hikâyesinden daha fazlasını ortaya koyuyor.
Raflarda bulunan kitaplar kadar, o kitaplar üzerinden yapılan sohbetler, Kırşehir’e dışarıdan gelen ziyaretçilerin şehir hakkında öğrendikleri, evlerden sahafa ulaştırılarak yeniden okurlarla buluşturulan eserler ve ziyaretçilerin bıraktığı değerlendirmeler de bu hikâyenin önemli parçalarını oluşturuyor.
Adnan Yılmaz’ın sözleriyle ifade edildiğinde ise Kırşehir Sahaf’ın anlayışı tek cümlede özetleniyor:
“Eğer başka dünyalara açılan kapılar var ise bunlar mutlaka sahaf dükkânlarında olmalı ve sahaflar tam da bu kapıların koruyucuları…”
Kırşehir Sahaf’ın üç yılda oluşturduğu hikâye de işte bu kapıların açık tutulması, kitapların yeniden okurla buluşması ve Kırşehir’in kültürel hafızasının yaşatılması üzerine kuruluyor.




