Kırşehir küçülüyor.

Ama koltuklar hâlâ dolu.
Yetki var, makam var, unvan var…
Ortada olmayan tek şey: gelecek.
Türkiye’nin pek çok ilinde nüfus artışı konuşulurken, Kırşehir neden sürekli kan kaybediyor?
Bu soruyu soran var mı?
Yoksa herkes koltuğunda oturup “nasıl olsa seçildik” rahatlığında mı?
Kırşehir göç veriyor.
Hem de sessiz ama derin bir göç bu.
Gençler bavulunu alıp gidiyor, siyasetçiler ise hâlâ fotoğraf verip nutuk atıyor.
Seçim zamanı Kırşehir hatırlanıyor.
Sandıklar kuruluyor, oylar toplanıyor, vaatler havada uçuşuyor.
Seçim bitiyor…
Kırşehir yine unutuluyor.
Soruyorum: Bu şehre hangi iktidar ne yatırım yaptı?
Yirmi dört yıldır iktidarın yanında oldu gölgesinde kurtulamadı.
Hangi milletvekili “Ben Kırşehir’e şu fabrikayı kazandırdım” diyebiliyor?
Hangi bakanlık Kırşehir’i kalkınma planının merkezine koydu?
Bir tane somut iş sahası gösterebilir misiniz?
Seçilmiş vekillerin eseri diye tüten bir bacı var mı?
Gençlerin çalışabileceği, üretebileceği, hayal kurabileceği tek bir büyük yatırım?
Cevap net: Yok.
Gençler Gidiyor, Kırşehirli Siyasetçiler Seyrediyor
Kırşehir’de üniversite mezunu genç ne yapacak?
Ya kafede garson olacak,
ya markette kasiyer.
Diploma var ama karşılığı yok.
Emek var ama istihdam yok.
Hayal var ama muhatap yok.
Sonra ne oluyor?
Genç gidiyor.
Ankara’ya, İstanbul’a, yurt dışına…
Siyasetçiler ne yapıyor?
Basın açıklaması.
Kutlama mesajı.
Açılış kurdelesi (çoğu başka şehirlerde yapılan yatırımların tabelası).
Bu artık “beyin göçü” falan değil.
Bu, göz göre göre bir şehrin içinin boşaltılması.
Genç gidince: Çarşı müşteri kaybediyor.
Esnaf kepenk indiriyor.
Şehir yaşlanıyor.
Umut tükeniyorAma seçilmişler hâlâ yerinde.
Hâlâ makamda.
Hâlâ “biz elimizden geleni yaptık” cümlesinin arkasına saklanıyor.
Kırşehir sürekli geçmişiyle anılıyor.
Ne güzel…
Ama geçmişle övünmek karnı doyurmuyor.
Ahisi, Bağlama tınısı var ama iş yok.
Kültür var ama üretim yok.
Anı var ama yarın yok.
Bir şehir sadece hatıralarla yaşayamaz.
Gençlere gelecek sunamayan her şehir, er ya da geç terk edilir.
Koltuk Doldurmak Şehir Yönetmek Değildir
Kırşehir’de sorun “kader” değil.
Sorun yönetimsizlik.
Sorun önceliksizlik.
Sorun hesap vermeyen siyaset anlayışı.
Seçilmek, o şehir için bir şey yapmakla anlam kazanır.
Aksi hâlde seçilmek sadece koltuk doldurmaktır.
Bugün Kırşehir nüfus kaybediyorsa, bugün gençler umudu başka şehirlerde arıyorsa,
bugün Kırşehir yatırımlarda hep listenin sonundaysa,
Bunun sorumluları bellidir.
Bu Sessiz Gidişin Hesabı Sorulmalı
Kırşehir küçülüyor.
Ve bu sessiz gidiş, bozkırda yankılanıyor.
Eğer bu şehir sadece seçimden seçime hatırlanmaya devam ederse,
yarın sandık kurulacak bir Kırşehir bile kalmayacak.
Artık sorulmalı: Bu şehir neden sahipsiz?
Bu şehir neden yatırımsız?
Bu şehir neden gençsiz?
Ve en önemlisi:
Bu koltukları dolduranlar, bu gidişin neresinde duruyor?