KIRŞEHİR GÜNDEMİ STAT MI, TREN MI?

Kırşehir Yanlış Gündemlerle Oyalanıyor: Gönül şehrine Stat Değil, Tren Lazım.

Kırşehir yine bildik bir senaryonun içinde.
Geçtiğimiz günlerde bir köşe yazımda stat konusuna gönderme yapmıştım.
O gün de söylemiştim, bugün de aynı noktadayım: Kırşehir’in öncelikli ve acil yatırımları arasında stat, belki de en son sırada yer almalıdır
Şehrin gerçek sorunları konuşulması gerekirken, önümüze süslü ama içi boş bir gündem konuluyor: Stat nereye yapılsın?
Bu sorunun kendisi yanlıştır.
Çünkü Kırşehir’in bugün stat gibi bir önceliği yoktur.
Mevcut stat yerinde dursun. Yıkılmasın.
Ümmettin’in parası bir topun peşine gömülmesin.
Bugün Kırşehir’de futbola giden seyirci sayısı ortadadır.
Tribünler ortadadır.
Mevcut kapasite, bugünkü ihtiyacı fazlasıyla karşılamaktadır.
Yeni bir stat yapmak, ne spora katkıdır ne de kalkınmaya.
Bu, sadece bu halkın parasını savurmaktır.
Bu bir vebal dir.
Ama bu ilde asıl mesele stat değildir.
Asıl mesele, Kırşehir’in her geçen gün kan kaybetmesidir.
Bu şehir göç veriyor.
Gençler bavulunu toplayıp gidiyor. Çünkü iş yok.
Üretim yok.
Gelecek umudu yok.
Peki biz neyi tartışıyoruz?
Bir topun peşinde koşmayı.
Top kaçıyor, biz kovalıyoruz. Yıllardır aynı hikâye.
Eğer gerçekten yatırım konuşacaksak, önce şunu sormamız gerekiyor: Bu şehir yatırımcı için cazip mi?
Cevap net: Değil.
Çünkü ulaşım yok.
Lojistik yok.
Demiryolu yok.
Bugün stat için konuşulan parayla Kırşehir’e tren rayları döşenir. Kırıkkale–Kırşehir hattı dümdüz ovadır.
Rampa yok, tünel yok, viyadük yok. Teknik olarak en kolay demiryolu hatlarından biridir.
Buna rağmen yıllardır neden yapılmaz?
Neden kimse bu konuyu yüksek sesle dile getirmez?
Çünkü tren uzun vadeli iştir.
Sabır ister.
Plan ister.
Stat ise kısa vadeli bir şovdur.
Oysa herkes bilir ki tren gelen şehre yatırımcı da gelir.
Sanayici önce taşımayı düşünür. Hammaddesini nasıl getirecek, ürettiğini nasıl gönderecek ona bakar.
Bu ilde tren var mı?
Yok.
Yeterli iş gücü var mı?
O da yok.
Sonra dönüp “neden yatırımcı gelmiyor” diye hayıflanıyoruz.
Kararlar nasıl alınıyor?
Kimseye sorulmadan.
Esnafa soran yok.
Vatandaşı dinleyen yok.
Bu şehirde bugüne kadar kime ne sorulmuş ki, bugün sorulsun? Seçilmişler ve atanmışlar kendi aralarında çalıp kendi oynuyor. Sonra da “halk istiyor” deniliyor. Hangi halk?
Kime sordunuz?
Bu mudur planlama?
Bu mudur şehircilik?
Bu noktada sormak gerekiyor: Kırşehir’deki oda ve meslek temsilcileri nerede?
Ne iş yaparlar?
Şehrin ekonomik geleceğiyle mi ilgilenirler, yoksa sadece seçim dönemlerinde mi ortaya çıkarlar?
Gerçekleri artık açıkça konuşmak zorundayız.
Kırşehir’in acil ihtiyacı stat değildir.
Kırşehir’in acil ihtiyacı trendir.
Üretimdir.
İstihdamdır.
Yatırımcıdır.
Stat masallarıyla bu şehir oyalanıyor.
Ama o masallar gençleri burada tutmuyor.
O masallar Kırşehir’e fabrika getirmiyor.
O masallar bu şehri büyütmüyor.
Kırşehir’in artık masala değil, akla ve cesur kararlara ihtiyacı