Vatan sadece haritada bir yer değildir; o, insanın ruhunda taşıdığı en saf duygudur. Çocukluk anıların, büyüdüğün sokaklar, okula gittiğin yollar, ilk kez “Ben buraya aittim” dediğin an — hepsi birleşerek senin vatanını oluşturur. Vatan, öyle bir değerdir ki, insan nereye giderse gitsin, nasıl yaşarsa yaşasın, onu bağlayan görünmez iplikler vardır. Bu iplikler bazen bir şarkının sesiyle, bazen bir şiirin mısrası ile, bazen de yabancı bir ülkede duyulan tanıdık bir selamla uyanır. Vatan herkes için farklı isimlerle anılsa da, onu yaşatan duygu aynıdır — sevgi, bağlılık ve gurur.
Vatan aynı zamanda uğrunda can verenlerin emaneti olarak da değerlidir. Şehitlerin kanıyla mukaddes sayılan toprak, insanların birliğinden, iradesinden ve geçmişinden güç alan bir değerdir. Bu nedenle vatani sevmek sadece sözle değil, onun tarihini bilmek, kültürüne sahip çıkmak ve geleceğini korumakla mümkündür. Uğrunda kahramanca can verenler ise vatanın ebedi koruyucularına dönüşürler. Onlar sadece bir isim değil, halkın hafızasında yaşayan bir onur simgesidir. Şehitlerin kanıyla yoğrulan toprak daha kutsal ve daha değerli olur. Onların cesareti nesillere örnek, tarihe ise gurur olarak yazılır. Kendi canlarını toprağın bütünlüğü, halkın geleceği ve özgürlüğü için feda ederek vatanın en yüce zirvesine yükselirler. Onlar bizim için sadece bir hatıra değil, aynı zamanda bir çağrıdır — vatani sevmek, onu korumak ve daima yaşatmak çağrısı.
Bu kahramanlar sayesinde vatan daha güçlü, halk daha birli ve tarih daha gururlu görünür. Her bir şehidin adı bir mum gibidir — yolu aydınlatır, gelecek nesillere doğru yön gösterir. Onların değerli hatırası ise her zaman kalbimizde yaşar.
30 yılı aşkın süredir hak savaşında olduğumuz doğduğumuz topraklarımız uğrunda binlerce şehidimiz canını feda etmiştir. Onların cesareti ve fedakarlığı sayesinde topraklarımız işgalden kurtarılmış, halkımızın milli gururu ve vatan sevgisi daha da pekişmiştir. Bu şehitler sadece bir isim ve tarih değildir; aynı zamanda gelecek nesillere vatanın değerini, birliğimizi ve özgürlüğümüzü korumanın önemini öğreten ebedileşmiş örneklerdir. Onların kanıyla yazılan tarih her zaman bizim için kutsaldır ve hafızamızda sonsuza dek yaşayacaktır.
Böyle kahramanlardan biri de II Karabağ savaşı şehidi Amid Haydarov’dur. O, 20 Mayıs 1988’de Lerik şehrinde dünyaya gelmiştir. Çocukluğundan itibaren kendisine Hazi Aslanov’u örnek alan Amid, büyüyünce general olma arzusunu yüreğinde taşımıştır. Bu arzusu onu Cemşit Naxçıvanski Askeri Lisesi’ne götürmüş, daha sonra eğitimini Haydar Aliyev Askeri Yüksek Okulu’nda sürdürerek askerlik sanatının inceliklerini mükemmel şekilde öğrenmiş ve tankçı olma hedefini gerçekleştirmiştir.
Amid Heydərov, özellikle Cabrayıl’ın kurtarılması uğrunda yürütülen çatışmalarda olağanüstü cesaret göstermiştir. Zorluklara rağmen birliklerini başarıyla yönlendirmiş, düşmanın ilerleyişini durdurmak ve halkın özgürlüğünü sağlamak için büyük fedakârlık yapmıştır. Bu kahramanlık, savaşın en kritik anlarından biri olan Cabrayıl’ın işgalden kurtarılması sırasında doruk noktasına ulaşmıştır.
Ne yazık ki, Amid Haydarov 3 Ekim 2020’de bu kahramanca görevini yerine getirirken şehit düşmüştür. Onun fedakârlığı yalnızca savaşın seyrini değiştirmekle kalmamış, Azerbaycan halkına ve ordusuna moral ve ilham kaynağı olmuştur. Şehit mayor, doğduğu Lerik şehrinde büyük bir saygı ve onurla defnedilmiş, kahramanlığı halkın hafızasında ebedi bir iz bırakmıştır.
Amid Haydarov’a ölümünden sonra Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanmasında gösterdiği özel hizmetler, işgal altındaki bölgelerin kurtarılması sırasında düşmanın yok edilmesi için verilen savaş görevlerini yerine getirirken sergilediği kahramanlık ve cesaret nedeniyle “Vatan Savaşı Kahramanı” unvanı ve “Vatan uğrunda” madalyası verilmiştir. Ayrıca, Amid Haydarov ölümünden sonra “Cəbrayıl’ın Kurtuluşu için” ve “Füzuli’nin Kurtuluşu için” madalyaları ile de onurlandırılmıştır.
Yakınlarının anlattığına göre, Amid sakin, sevecen ve yüksek vatanseverlik ruhuna sahip bir gençti. Çocukluktan itibaren askerlik mesleğine büyük ilgi göstermiş ve “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna her zaman aynı cevabı verirmiş: “General!” Hizmet yılları boyunca çalışkanlığı, disiplini ve profesyonelliği ile herkesin saygısını kazanmıştır. Lələtəpə uğrunda yapılan savaşlarda gösterdiği büyük cesaret nedeniyle Ali Baş Komutan tarafından zamanından önce teğmen rütbesine layık görülmüş, daha sonra ise zamanından önce binbaşı rütbesi ile ödüllendirilmiştir. Vatan Savaşı sırasında da aynı cesaret ve fedakârlıkla savaşmış, büyük kahramanlık örnekleri sergilemiştir.
Onun hatırasını ölümsüzleştirmek amacıyla, 2021 yılında Lerik şehrinde Vatan Savaşı Kahramanı binbaşı Amid Haydarov’un adına bir park kurulmuş, onuruna büst ve çeşme kompleksi yaptırılmıştır. Aynı yıl, Lerik şehrindeki 2 No’lu Kreş okulu’na da Amid Haydarov’un adı verilmiştir. Şehitler ölmez, onlar ebedi yaşar. Onların kanı ve fedakârlığı, toprağımıza, halkımıza ve gelecek nesillere ebedi bir ışık olarak yol gösterir. Her bir şehidin adı, kahramanlığı ve hatırası halkın hafızasında gurur ve vatan sevgisi ile yaşar. Onlar bizim için yalnızca kahraman değildir; aynı zamanda özgürlüğün, birliğin ve milli bilincin simgesidir. Şehitler ölmez; onlar her nefesimizde, her adımımızda ve her başarımızda bizimle birlikte olur.
Onların ruhu ve hatırası, bizleri daima ilhamlandırır, vatanımızı korumaya ve geleceğimizi aydınlık kılmaya çağırır. Şehitlerimizin verdiği mücadele, sadece geçmişin değil, bugünün ve yarının da rehberidir. Onların cesareti, fedakârlığı ve azmi, bizlere birlik ve beraberliğin, vatan sevgisinin ne kadar değerli olduğunu hatırlatır. Her bir şehidin hikayesi, milli bilincimizin, özgürlük ve bağımsızlık ideallerimizin canlı birer sembolüdür.
Şehitlerimizin canları, sadece toprağı değil, aynı zamanda milletin onurunu, geleceğini ve değerlerini de korumuş demektir. Bu yüzden her bir şehit, yalnızca bir isim değil; aynı zamanda toplumun vicdanı, genç kuşaklar için bir rehber ve ulusal hafızanın en değerli parçasıdır.
Onları unutmamak, gelecek nesillere aktarmak ve vatanı korumak, her birimizin kutsal görevidir. Şehitlerimizin mirası, bizi birleştirir, güçlendirir ve her zaman hatırlatır ki; özgürlük, bağımsızlık ve vatan sevgisi, her şeyin üzerinde durması gereken değerlerdir. Bu değerler uğrunda canını feda edenler, bizlere yol gösteren en parlak yıldızlar olarak sonsuza dek yaşamaya devam edecektir.