Havlar sıcak olsa da vatan aşkı bir başka.
Altmışlı yılardan göç alan Avrupa devletlerinde bugün beşinci kuşak yaşıyor.
Avrupa devletlerin doğanlar vatandaşı olanlar bile vatan diyor.
Gurbetçiler izinlerini geçirmek için yolara düştüler.
Yabancı plakalı araçlar Kırşehir yollarında, caddelerinde, parklarında görülmeye başlandı.
Tatillerini yakınlarının yanında geçirmek isteyen gurbetçiler şehrimizin kaldırımlarını renklendirecekler.
Her sene olduğu gibi yine gurbetçiler akın akın ana vatanlarına, baba yurtlarına gelmekteler.
Caddelerimize, sokaklarımıza, parklarımıza, marketlerimize, manavlarımıza, lokantalarımıza, çay ocaklarımıza, pastanelerimize tüm esnafımıza bir bereket gelecek.
Gurbetçiler şehrin ekonomisine bir hareket katacak.
Konut, gayrimenkul satışları, alışları olacak.
Her yıl olduğu gibi bu yılda esnafının yüzü gülecek gibi gözüküyor.
Senelik izinlerini memleketlerinde geçirmek isteyen gurbetçiler bir yılın özlemini ilimiz caddelerinde doyasıya yaşayacaklar.
Bunun için yollara düşen gurbetçiler.
Başta Almanya, Hollanda, Fransa, Avusturya, Belçika gibi birçok Avrupa ülkelerinde çokça bulunan Kırşehirli gurbetçiler, izinlerini memleketinde ana yurdunda geçirmek istiyorlar.
Bugün izne gelen nesil belki üçüncü, dördüncü beşinci kuşak olmuş durumda.
Yıllar öncesi gurbete giden babalar değil torunlar geliyor artık.
Günler çabuk geçiyor tahta bavullarla, ayakta soğuk kuyu ayakkabıyla, tren yoluyla gurbete giden dedelerin torunları bugün son model otomobillerle geliyor.
Avrupa savaş da çıkmış, şehirler yerle bir olmuş, yeniden inşası için Avrupa’nın iş gücüne ihtiyacı var, bunun için geçici olarak dışarıda işçi temin etmek istiyor.
Avrupa devletleri için Türkiye bulunmaz bir nimet oluyor, koşulsuz, vasıfsız Anadolu’nun yiğit, güçlü gençleri Avrupa yollarına düşüyor.
Hayallerinde, taşı toprağı altın olarak gördükleri Almanya’da Hollanda da, Fransa da, Belçika da, Avusturya da birkaç yıl çalışıp para kazanmak ve vatanlarına geri dönmekti.
Giden gelmedi acı vatan gurbette kaldılar.
Gece gündüz demeden maden ocaklarında, döküm, çelik işletmelerinde, otomobil fabrikalarında yıllarca ter döktüler.
İnşaatlarda, tünellerde, kanalizasyonlarda, çöplerde her türlü işlerde çalıştılar.
Hem de haftanın yedi günü üç vardiya.
“Heim” olarak nitelenen lojmanlarda, dört, beş kişili odalarda toplu yatıp kalktılar.
Para da biriktirdiler.
Biriktirdikleri paralarını Türkiye’de yakınlarına gönderdiler.
Kırşehir’de yeni evler yaptırdılar, arsalar, dükkânlar aldılar.
Amaçları ailelerine ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmaktı.
Yıllar geçti ülkelerine, şehirlerine dönme hayalleri söndü.
Eşlerini ve çocuklarını yanlarına aldılar.
Bir zamanlar geçici işçi olarak nitelenen insanlar artık Avrupalı oldular.
Ne kadar Almancı olsalar da Kırşehir den hiç kopmadılar.
Binlerce kilometre uzakta da olsa Türkiye ile yatıp, Kırşehir ile kalktılar.
Her yaz olmasa bile, belirli aralıklarla otomobillerine binip özlemiyle yaşadıkları Kırşehir’de, akrabalarını, yakınlarını ziyaret geliyorlar.
Çocuklarının Kırşehir ile ilişkilerini kesmemeleri, bağlarını koparmamaları için yoğun çaba da gösteriyorlar.
Bugün Kırşehir özlemini gidermek için şehrimiz de görülen gurbetçilerimize hoş geldiniz diyelim.
GURBETÇİLER HOŞGELDİNİZ
Zafer ÇAM
Yorumlar