Bunlar yolları birbirine bağlayıp ulaşımda kolaylığı sağlar ve bunların da belli bir ömrü vardır.
İşte bunlardan başka esas bir köprü var ki hiçbir malzeme kullanılmadan yapılan bu köprünün adı Gönül Köprüsü’dür. Bu köprü, insanları birbirine bağlayan dostluk köprüsüdür.
Çorum'lu güçlü kalem, araştırmacı yazar, mütefekkir kadim dostum Ethem Erkoç hocam ile bu köprü Aşık Paşa Şiir Şöleni’ne davetimiz ile başladı. Aşık Paşa'nın oğlunun külliyesi Çorum merkeze yirmi kilometre uzaklıkta kendi adı ile anılan Elvan Çelebi kasabasında bulunmaktadır. Ethem hocam Kırşehirli Aşık Paşa ve oğlu Elvan Çelebi diye bir kitap çıkarttı. Bu vesileler ile karşılıklı gidip gelmelerimiz başladı.
Bir gün Ethen Hocam'ı aradım. Hanımı telefona çıktı. Hocam'ı sordum, ağladı. Ethem Hoca'nın komada olduğunu söyledi. Ben hemen geliyorum dedim. Sakın gelmeyin, biz de görüşemiyoruz, komadan çıkarsa sizi ararım dedi.
Ethem Hocayı uzun süren koma döneminden sonra Çorum’dan Ankara Gazi Hastanesi'ne sevk etmişler. Başarılı bir ameliyattan sonra servise çıkmış ve beni aradılar. Kırşehir’den ziyarete gelebilir miyim dedim. Buyurun gelin dediler.
Hocam’ı ziyaret için Ankara’ya gittim. Hastaneye vardığımda Ethem Hocam beni görünce biraz toparlanmak istedi. Hayır Hocam siz rahatınıza bakın dedim. Yine de oturur vaziyete geldi. Üzerinde sadece bir atlet olmasına rağmen odaya ikindi güneşi vurmuş, yaz mevsimi olduğu için oldukça boğucu bir sıcaklık kaplamış.
Dudakları kurumuştu. Kan ter içerisinde bana: “İbrahim üç gündür ekmek, su yok. Sade serum veriyorlar. Çok susadım. Üç aydır evimiz kapalı. Eşi, dostu, Çorum’u çok özledim.” derken gözleri nemleniyordu. O sırada doktor içeri girdi. Kontrollerini yaparken Ethem Hoca doktora kısık bir ses ile “Doktor bey su içebilir miyim?” dedi. Doktor, “tabi ama sadece ağzınıza alıp geri tüküreceksiniz.” dedi. O zaman anladım ki, sağlık ne kadar önemli.
O durumları görünce çok duygulandım. Hocam bir şiir yazmama müsade eder misiniz dedim. Vaziyetimi görüyorsunuz, yazabilirsiniz Arif’e tarif gerekmez dedi.
Bende Sıla Özlemi diyerek dokuz kıtalık bu şiiri yazdım. Bu eseri önce Kırşehir’li Aşık Torini seslendirdi.
Çorum Valiliği ve Çorum Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği Ethem Hoca’ya yapılan Vefa Gecesi’ne Aşık Torini ile beni de davet ettiler. Ben şiiri okudum Aşık Torini de sazı ile bu eseri seslendirdi.
Sonra eseri, mahallî sanatçı Muammer Öztaş besteledi. Fakat iki hafta sonra kendisi vefat etti. Bu eseri oğlu Tahsin Öztaş TRT Türkü’de okudu. Bir şiir durup dururken yazılmaz. SILA ÖZLEMİ şiiri böylelikle kaleme alındı.