Tarihi eserler yalnız geçmişin hatıralarını korumakla kalmaz, aynı zamanda ulusal kimliğin oluşumunda ve halkın kültürel-manevi değerlerinin nesilden nesile aktarılmasında da önemli bir rol oynar. Bu bağlamda, ülkedeki camiler özel bir öneme sahiptir. Camiler, sadece dini ibadet merkezi olarak hizmet vermekle kalmaz, aynı zamanda mimari açıdan yüksek bir değere sahiptir ve tarihi ile kültürel mirası yansıtır.
Azerbaycan’daki camiler farklı tarihi dönemlerde inşa edilmiş olup, her biri kendi döneminin mimari üslubunu, kullanılan malzemeleri, süsleme öğelerini ve yerel zanaatkarlık geleneklerini yansıtmaktadır. Bu camiler, aynı zamanda toplumsal hayatın merkezi olmuş ve toplumun sosyal ve manevi ilişkilerinin şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bu tür camiler, insanların dini inançlarını yaşatmalarının yanı sıra tarihi olaylara tanıklık etmiş ve yerel ile ulusal kültürün korunmasında önemli bir araç olmuştur.
Aynı zamanda, Azerbaycan’daki camiler ülkenin turizm potansiyelinin gelişiminde de önemli bir rol oynamaktadır. Tarihi camiler, turistler için hem dini, hem tarihi, hem de mimari açıdan incelenmeye değer yapılardır. Bu yapılar, ziyaretçilere ülkenin zengin kültürel mirasını, mimari geleneklerini ve dini-manevi değerlerini daha derinlemesine anlama imkânı sunar.
Camiler aynı zamanda Azerbaycan toplumunda kültürel sürekliliğin bir simgesi olarak kabul edilmektedir. Camilerin korunması, onarılması ve gelecek nesillere aktarılması, ülkenin tarihî ve kültürel mirasının korunmasına, milli ve dini değerlerin yaşatılmasına hizmet eder. Bu bağlamda camiler, yalnızca dini ibadet mekânı olmanın ötesinde, tarihî ve kültürel mirasın, halkın manevi ve estetik zevkinin koruyucusu, Azerbaycan halkının kimliğini yansıtan önemli kültürel örneklerdir.
Böyle camilerden biri de Azerbaycan’ın eski ve tarihi yerleşimlerinden biri olan Lahıc kasabasında yer almaktadır. Lahıc, dar sokakları, taş evleri ve zengin zanaat gelenekleri ile tanınan bir mekândır ve bu cami de kasabanın kültürel manzarasının vazgeçilmez bir parçasını oluşturmaktadır. Bedöyün Camisi, hem yerel halk için ibadet mekânı olarak hizmet vermekte, hem de turistlerin ilgisini çeken tarihî ve mimari bir örnek olarak ön plana çıkmaktadır.
Bedöyün Camii’nin üzerinde sekiz kitabe bulunmaktadır; bunlardan yedisi Arapça, biri ise Arap harfleriyle Azerbaycan Türkçesi ile yazılmıştır. İki kitabe üzerinde yer alan dini hadis metinlerinden sonra hicri 1295 yılı (1878) ve hicri 1323 yılı (1905) tarihleri kaydedilmiştir.
Sovyet döneminde cami halı atölyesi olarak kullanılmış, ancak 1990 yılından itibaren tekrar dini faaliyetlere açılmıştır. 1990-1997 yılları arasında, yerel halkın girişimiyle cami birkaç kez onarılmıştır. 2019 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti Birinci Başkan Yardımcısı Mehriban Aliyeva, İsmayıllı ilçesi, Lahıc kasabasına gerçekleştirdiği ziyarette, sakinlerin Bedöyün Camii’nin onarımına destek sağlanması talebini almış, Başkan Yardımcısı eseri ziyaret ederek durumu yerinde incelemiş ve kapsamlı bir onarımın gerçekleştirilmesi talimatını vermiştir.
Daha sonra, Devlet Turizm Ajansı ile Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMEA) Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü arasında imzalanan bir mutabakat çerçevesinde, eserde restorasyon çalışmalarına başlamadan önce arkeolojik araştırmalar yapılmasına karar verilmiştir. Arkeolojik kazılar, Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü’nün Lahıc arkeolojik ekspedisiyasının başkanı Akif Guliyev yönetiminde gerçekleştirilmiştir.
Araştırma ve restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından, 2021 yılının Kasım ayında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Birinci Başkan Yardımcısı Mehriban Aliyeva, Bedöyün Camii’nin yeniden açılış törenine katılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda cami, orijinal formuna uygun şekilde restore edilmiş, minaresi yeniden inşa edilmiş ve abdesthane eklenmiştir. Caminin kadınlar için ayrılan hücre ve parmaklıkları da eski görünümüne kavuşturulmuştur.
Cami binası çaylak taşından inşa edilmiş olup, iki katlıdır. Kadınlar için ayrılan bölüm ikinci katta yer almakta, girişin sol tarafındaki odada ise caminin önceki imamlarından birinin mezarı bulunmaktadır.
Sonuç olarak, Azerbaycan’daki camiler yalnızca dini ibadet merkezi olarak değil, aynı zamanda tarihî, mimari ve kültürel mirasın koruyucusu olarak değerlendirilmelidir. Bu yapılar, ülkenin çok kültürlü ve çok dinli geçmişini yansıtır ve halkın manevi ile tarihî hafızasının oluşumunda önemli rol oynar. Camilerin korunması ve restorasyonu, sadece tarihî eserlerin fiziksel varlığını sağlamakla kalmaz; aynı zamanda gelecek nesillere Azerbaycan halkının zengin kültürel ve dini mirasını aktarmak açısından da vazgeçilmez bir öneme sahiptir.
Bu yapılar, ülkenin geçmişine dair bilgi ve kültürel deneyimlerin korunmasına hizmet eder ve aynı zamanda insanların ulusal kimlik ve manevi değerler konusunda bilinçlenmesinde önemli bir rol üstlenir. Dolayısıyla camiler, yalnızca tarihî değerlerin yaşatılması için bir araç değil, aynı zamanda ulusal ve dini kimliğin, kültürel mirasın ve estetik değerlerin korunmasında temel rol oynayan yapılar olarak ortaya çıkar. Hem yerel halk hem de yabancı ziyaretçiler için Azerbaycan’ın zengin tarihini, mimari geleneklerini ve dini-manevi yaşamını anlamaya imkân sağlar.
Camilerin korunması, restorasyonu ve sürekli olarak kullanımının sağlanması, ülkenin kültürel mirasının sürekliliğini güvence altına almakla kalmaz, aynı zamanda turizm ve bilimsel araştırma alanlarına da katkı sağlar. Bu yapılar, hem dini topluluklar için ibadet ve manevi eğitim merkezi, hem de tarihçiler, mimarlar ve arkeologlar için araştırılacak zengin bir kaynak niteliği taşır. Sonuç olarak camiler, ülkenin kültür haritasında vazgeçilmez bir yere sahiptir ve Azerbaycan halkının tarihî, dini ve kültürel mirasının korunup yaşatılmasında önemli bir simge olarak varlığını sürdürür.