AKLI OLAN KRİZİ BÜYÜTMEZ, ÇÖZER

Siyaset akıl işidir…

Sağduyu işidir…
Krizi büyütmek değil, yönetebilme sanatıdır.
Aklı olan, siyaseti bilen kişi; aynı çatı altında siyaset yaptığı insanları birbirine düşürmek yerine sorunları çözer.
Yangına körükle gitmez.
Var olan krizi büyütmez.
Kırmadan, dökmeden, insanları birbirine düşman etmeden süreci yönetir.
Bugün aynı parti içerisinde siyaset yapan insanlar; eski bir genel başkana hakaret ediyor, resim yırtıyor, birbirini suçlayıp hedef gösteriyorsa burada kaybeden kişiler değil, doğrudan partinin kendisi olur.
Çünkü bir siyasi hareketi dışarıdan yıkamayanlar, içeriden parçalamaya çalışır.
En büyük zarar bazen rakipten değil, birbirine tahammül edemeyen yol arkadaşlarından gelir.
İnsan bazen üzülerek düşünüyor…
Rakibin yapamadığını insanlar birbirine yapıyor.
Birbirini aşağılayanlar, hakaret edenler, öfkeyle hareket edenler aslında karşı tarafın işini kolaylaştırıyor.
Tam da bu noktada Aziz Nesin’in yıllar önce söylediği o meşhur söz akla geliyor.
Çünkü akıl yerine öfke, sağduyu yerine kin devreye girdiğinde insanlar kolayca yönlendirilebilir hale geliyor.
Bir başka tehlike ise yıllardır bu ülkenin başına bela edilen ayrıştırma siyasetidir.
İnsanları mezhep üzerinden, kimlik üzerinden, fikir üzerinden bölmeye çalışanlar yine devreye girer.
Provokatörler tam da kriz anlarını sever.
Çünkü öfkenin olduğu yerde akıl geri çekilir.
Oyun büyük…
Bu yüzden dikkatli olmak gerekir.
Bu ülkede yargının siyaset eliyle şekillendiğini artık sağcısı da biliyor, solcusu da biliyor.
Toplumun büyük bölümü bunun farkında.
Hal böyleyken ortaya çıkan siyasi gelişmelerde öfkeyi birbirine yöneltmek yerine sistemi sorgulamak gerekir.
Eğer gerçekten adalet, hukuk ve demokrasi isteniyorsa; bunun yolu birbirini yemek değil, birlikte mücadele etmektir.
Bir siyasi hareket kendi insanını tüketerek büyüyemez.
Kendi içinde kavga edenler iktidara yürüyemez.
Öfke ile hareket edenler topluma umut veremez.
Bugün yapılması gereken şey çok açık: Sağduyulu olmak…
Tahriklere kapılmamak…
Şiddetten, hakaretten, düşmanlaştırıcı dilden uzak durmak…
Yıkıcı değil yapıcı olmak gerekir.
Çünkü insanlar artık kavga görmek istemiyor.
Toplum çözüm görmek istiyor.
Birbirini yiyen değil, birbirine sahip çıkan siyaset görmek istiyor.
Aksi halde bugün şikâyet edilen düzen yıllarca devam eder.
Ve insanlar istemedikleri siyasi tabloya mahkûm olmaya devam eder.
Ha bu arada…
Ben CHP’li falan da değilim.
Benimkisi sadece dışarıdan bir gözle yapılmış bir öneri…
Bir vatandaşın memleket adına duyduğu endişe…