| ||||||||||||||||
| ||||||||||||||||
EN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR
HABER ARASON YORUMLANANLARKAYAN HABERLERULUSAL HABERLERÖNEMLİ LİNKLERŞiir ve..
|
"Toplu Sözleşme Yasa Tasarısına, Hem Yetmez, Hem De Hayır Diyoruz"
Memur-Sen Kırşehir İl Temsilciliği tarafından TBMM'ye sevk edilen ama sendikalar... Memur-Sen Kırşehir İl Temsilciliği tarafından TBMM’ye sevk edilen ama sendikalar tarafından yeterli görülmeyen “TOPLU SÖZLEŞME YASA TASARISI” yla ilgili bir basın açıklaması yapıldı. Sendika binasında yapılan açıklamaya, Memur-Sen’e bağlı sendikaların başkanları Eğitim-Bir-Sen şube başkanı Ali Rıza AKA, Sağlık-Sen şube başkanı Necati YILMAZ, Diyanet-Sen şube başkanı Mehmet ÖZTÜRK, Birlik Haber Sen il temsilcisi İsmail ALTINIŞIK, Enerji Bir Sen il temsilcisi Adnan DOĞAN, Toç-Bir-Sen il temsilcisi Duran SEÇEN, Bem Bir Sen il sekreteri Cengiz MARAL, Bayındır Memur Sen yönetim temsilcisi ve sendikaların yönetim kurulu üyeleri katıldılar. Toplu Sözleşme Yasa tasarısının bu şekliyle kabulünün mümkün olmadığının belirtildiği açıklamada aşağıdaki görüşlere yer verildi. TOPLU SÖZLEŞME YASA TASARISINA, HEM YETMEZ, HEM DE HAYIR DİYORUZ 12 Eylül 2010'da yapılan referandumla kabul edilen ve kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı veren Anayasa değişikliğini fiilen hayata geçirecek kanun tasarısı, 16 ay gecikmeli olarak TBMM'ye sevk edildi. Memur-Sen olarak, söz konusu tasarıyı bu şekliyle kabul etmemiz mümkün değildir. Tasarı, 12 Eylül 2010'da yakalanan ve sürdürülmesi gereken demokratikleşme heyecanıyla uyumlu değildir. Referandumdan hemen sonra 60. hükümette konuyla ilgilenen Devlet Bakanı Hayati Yazıcı döneminde başlayan ikincil mevzuat çalışmaları, 12 Haziran seçimleri sonrasında 61. hükümetin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'le devam ettirilmiştir. Bu çalışmaların bütününde hizmet kolu başta olmak üzere birçok konuda uzlaşma sağlanmış ve Üçlü Danışma Kurulu'nun son toplantısında TBMM'ye gönderilecek metnin içeriğinde bir çok konuda uzlaşılmıştır. Ancak, dün TBMM'ye sevk edilen tasarıda üzerinde mutabakata varılan hususların bile yer almadığını görüyoruz. Bu, uzlaşma kültürüyle bağdaşmamaktadır. Hükümet adına memur sendikaları ve konfederasyonlarla masaya oturan bakanların 'evet' dediği hususların bile daha sonra değişikliğe uğratılıp, konunun tarafı olan memur sendikaları konfederasyonlarının görüşlerinin alınmaması kabul edilir bir durum değildir ve ileri demokrasi iddiasıyla bağdaşmamaktadır. Daha önce mutabakata vardığımız temel konulardan biri olan hizmet kolu toplu sözleşmesinde her iki bakanla da uzlaşmıştık. Bu uzlaşmaya göre yetkili sendikalar, hizmet kollarını ilgilendiren döner sermaye, ek ders ücreti gibi konuları sözleşme maddesi haline getireceklerdi. Kamu görevlilerinin bütününü ilgilendiren konular, bütün kamu görevlilerine uygulanacak mali ve sosyal haklar ise genel toplu sözleşmenin konusu olarak belirlenmişti. TBMM'ye sevk edilen tasarıda ise bütün bunlar yok sayılıp dünyada karşılığı olmayan bir şey ihdas edilmiştir. Oysa 19. faslın açılması isteniyorsa, toplu sözleşme düzeninin dünyada karşılığı olan bir şekilde yapılması gerekmektedir. Tasarıyla da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile varılan mutabakat çiğnenmektedir. Buradan TBMM'ye çağrımız, bürokrasinin hayır'ının yerine milletin evet'ine kulak vermesidir. Vesayet mağduru olan ve sürekli vesayetten şikayet eden Ak Parti de, bürokrasi vesayeti yerine, milletin sesini dinlemelidir. Ancak, dün tasarı için olumlu sayabileceğimiz, tarafların tekrar dinlenmesi ve uzlaşmanın aranması gibi bir gelişme yaşanmıştır. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlanan Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, Memur-Sen'in dünkü eyleminden sonra, tarafların tekrar dinlenmesi ve üzerinde uzlaşılması için oluşturulan alt komisyona havale edilmiştir. Alt komisyonda taleplerimizin karşılık bulacağına inanıyoruz. Memur-Sen olarak Başbakanlık tarafından TBMM'ye gönderilen tasarıda yer almayan aşağıdaki hususların alt komisyon ve Genel Kurul sürecinde hayata geçirilmesi en büyük beklentimizdir. Diyalogla çözüm yolunu önemsiyoruz. Diyalogla çözülmezse her türlü demokratik tepkiyi vereceğimizden de kimsenin endişesi olmasın. 1- Hizmet kolu toplu sözleşmesine tasarıda yer verilmeli 2- Yerel yönetimlerde işyeri toplu sözleşmesine yer verilmeli 3- Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Başkanı Yargıtay, Danıştay veya Sayıştay Başkanları arasından, kanunla belirlenmeli 4- Cumhurbaşkanlığı, TBMM, TSK ve Emniyette çalışan sivil personele sendika üyesi olma imkanı verilmeli 5- Sendika üyesi olmayanların toplu sözleşmeden yararlanmak için dayanışma aidatı ödemesini sağlayacak hükümlere yer verilmeli 6- Toplu sözleşmenin kapsamı, ‘diğer mali ve sosyal haklar’ ibaresiyle genişletilirken, ‘aylık ve ücretler ile diğer mali ve sosyal haklara ilişkin sistemde değişiklik öngören talepler, toplu sözleşmenin kapsamı dışındadır’ denilerek yapılan kapsam daraltılmasından vazgeçilmelidir. Toplu sözleşme masası, kamu görevlilerini ilgilendiren her konuya açık hale getirilmelidir. 7- Sendikaların sahadaki çalışmalarıyla elde ettiği yetki, kanun maddesiyle değersizleştirilmemeli, masaya oturmama veya masadan kalkma da bir pazarlık stratejisi olarak kabul edilmelidir. Bütün bunlarla birlikte, Kamu Görevlileri Sendikaları olarak grev hakkı mücadelemiz, siyaset hakkı kararlılığımız ve toplu sözleşme hakkını sınırlayan Anayasal engellerin tamamen kaldırılması noktasındaki mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir.
Bu haber 85 defa okunmuştur. YORUMLARINIZ BİZİM İÇİN ÖNEMLİDİR. YORUMLARINIZI BEKLİYORUZ.
|
SON YORUMLANANLARSON YORUMLANANLAR
|
||||||||||||||
|
Sitemizde yazılan köşe yazılarından yazar sorumludur.
Kaynak Göstermeden Kullanmak Yasaktır. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||